|
Tweet |
İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “İstanbul İftar Buluşması”, İstanbul’un önemli etkinlik alanlarından biri olan TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Binlerce partili ve davetlinin katıldığı programa İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da katılarak önemli açıklamalarda bulundu:
"Şimdi salonu zaten yakınımızda olan bir mekânda yapıyoruz. Sayın il başkanım, böyle bir mekânda iftar programı düzenlemeyi planlarken “Salon dolar mı, dolmaz mı?” diye bazı arkadaşlarımızın endişe ettiğini söyledi. Ben ise hiç böyle bir endişe yaşamadım. Çünkü ben her zaman İstanbul’a ve İstanbul teşkilatımıza sonuna kadar inanıyorum ve güveniyorum.
Ama yine beni şaşırttı. Ben ondan bir iftar programı istemiştim, o ise adeta bir İstanbul mitingi gerçekleştirmiş. Kendisine teşekkür ediyorum.
Biliyorsunuz bugün Dünya Kadınlar Günü. Salona girerken kadınların sayısının oldukça yüksek olduğunu görünce ziyadesiyle memnun ve mutlu oldum. Bütün kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum. İnşallah daha güzel günlerde, daha güzel ortamlarda buluşmayı temenni ediyorum.
Bu vesileyle İYİ Parti Genel Merkezi’nde de Kadın, Aile ve Sosyal Hizmetlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Keşap Okluoğlu’nun öncülüğünde dün bir panel düzenlendi. Panelin konusu “Kadın, Hayat ve Adalet” idi. Kadınların ekonomik, sosyal, siyasi ve akademik hayattaki yerini; karşı karşıya kaldıkları problemleri ve bu problemlerin çözümüne yönelik projeleri konuşmamız gerekirken maalesef bugün Türkiye’de kadın cinayetlerini, tacizleri ve tecavüzleri konuşuyoruz.
En yakın istatistiklere göre konuşuyorum: Geride bıraktığımız yıl içerisinde 391 kadınımız katledildi. Üstelik bu cinayetlerin büyük çoğunluğu yabancılar tarafından değil, tanıdıkları tarafından işlendi. Eski eşleri, akrabaları, sevgilileri ya da yakın çevrelerinden kişiler tarafından hayatlarından koparıldılar.
1934 yılında, dünyanın birçok ülkesinden önce kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren Türkiye’de bugün kadınların güvenlik sorununun konuşuluyor olması, bu ülkeyi yönetenler açısından utanılması gereken bir durumdur.
Gazeteciler bana sık sık soruyor: “Eğer bu ülkeyi yönetmek size nasip olursa ilk işiniz ne olacak?”
Ben de her seferinde aynı şeyi söylüyorum. İlk işimiz Türkiye’yi bu cepheleşmeye sürükleyen Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nden güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçiş için adım atmak olacaktır.
İkinci yapacağımız iş ise hiçbir sebep yokken bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılan İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönmek ve kadınlarımızın hak ve hukuklarını korumak olacaktır.
Kendi gücü ve emeğiyle ayakta duran bütün kadınlarımıza selam olsun. İyi ki varsınız, iyi ki bu ülkenin geleceği için emek veriyorsunuz.
Biliyorsunuz Türkiye tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Etrafımız adeta ateş çemberi. Suriye’de olanları görüyoruz, İran’da yaşanan gelişmeleri takip ediyoruz. Çevremizde yaşanan tüm bu gelişmeler bize bir gerçeği hatırlatıyor: Türkiye’yi ayakta tutan şey güçlü devlet yapısı ve vatandaşlık bilincidir.
Bu nedenle devlet yapımızın ve vatandaşlık tanımımızın tartışma konusu yapılmasına asla izin vermedik. Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleceğini savunarak masalarda gereken tavrı koyduk. Türk kimliğinin, Türk vatanının, Türk devletinin ve bu büyük milleti gölgesi altında barındıran Türk bayrağının sonuna kadar savunucusu olduğumuzu herkese gösterdik.
Bugün Türkiye’de ekonomik sıkıntılar derinleşmiştir. Emeklilerimiz, dar ve sabit gelirlilerimiz, esnafımız, çiftçilerimiz zor durumdadır. Emekliler torunlarına bayram harçlığı verememenin mahcubiyetini yaşamaktadır. Sanayici finansmana erişmekte zorlanmaktadır. Çiftçilerimiz artan maliyetler nedeniyle tarlalarını ekemez hâle gelmiştir. Gençlerimiz ise geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmaktadır.
Türkiye’nin çözmesi gereken bu kadar problem varken, vatandaşın derdiyle dertlenmek yerine başka gündemlerle vakit kaybedilmesi kabul edilemez.
Bu ülkenin yeniden ayağa kalkması için güçlü, cesur ve temiz bir siyasi kadroya ihtiyaç vardır. İşte o kadro İYİ Parti kadrosudur.
İYİ Parti artık kurumsallaşmıştır. Her alanda proje üreten, Türkiye’nin bütün sorunlarına çözüm üretebilecek bir siyasi hareket hâline gelmiştir. Bu nedenle siyasi geleceğimiz konusunda en ufak bir endişe taşımıyoruz.
Ben size hedefimizi açıkça söylüyorum:
İYİ Parti’nin hedefi sadece siyasette var olmak değildir. İYİ Parti’nin hedefi bu ülkeyi yönetmektir. Yani iktidar olmaktır.
Bayrağı İstanbul’da kaldırıyorum. O yüzden buradayım. Ve sizlere sesleniyorum:
Vakit gelmiştir. Artık ülkeyi yönetmeye talip olmanın zamanı gelmiştir.
Ben size soruyorum:
Türkiye’nin size ihtiyacı var. Türkiye’nin bize ihtiyacı var.
Ben buradayım. Siz de benimle var mısınız?
Benimle birlikte iktidar yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?
Çürütülmüş, bölünmüş ve kirletilmiş siyaseti yeniden inşa etmeye var mısınız?
Son bulsun teslimiyet, yıkılsın zillet, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın millet diyerek yola çıkmaya var mısınız?
Siz varsanız ben de varım.
Canım da kanım da bu aziz Türkiye Cumhuriyeti’ne feda olsun.
Yolunuz açık olsun.
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Allah’a emanet olun."
Program, teşkilat mensuplarının yoğun ilgisi ve coşkulu atmosferiyle dikkat çekti.
İftar buluşmasına İYİ Parti Üsküdar İlçe Başkanı Av. Sezer Engin, yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda Üsküdarlı partili de katıldı. Üsküdar’dan programa ayrıca Üsküdar Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Turhan Bal ile S. S. Tercüman Gazetesi İmtiyaz Sahibi Nimet Kartal Türkoğlu da iştirak etti.
Programda, İYİ Parti Üsküdar eski İlçe Başkanı ve halen İYİ Parti İstanbul İl Sekreteri olarak görev yapan Hasan Ofluoğlu ile İYİ Parti Üsküdar İlçe Başkanı Av. Sezer Engin’in konuklarla yakından ilgilenmesi dikkat çekti.
Yoğun katılımla gerçekleşen iftar buluşması, partililerin birlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.