Yaz ayları geldiğinde çoğumuz bir yerlere gitmenin planını yaparız.
Deniz kenarları, tatil rotaları, yeni şehirler, yeni manzaralar…
Oysa bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu yolculuk kilometrelerce uzağa değil, kendi içine yaptığı yolculuktur.
Çünkü insan kendinden uzaklaştığında; ne kadar güzel bir manzaraya bakarsa baksın tam olarak huzuru hissedemez.
Son yıllarda danışanlarımla yaptığım çalışmalarda fark ettiğim ortak bir gerçek var:
İnsanlar yorgunluktan çok, kendilerini ihmal etmekten yoruluyor.
Sürekli bir şeylere yetişmeye çalışmak…
Herkes için güçlü görünmeye çalışmak…
Kendi ihtiyaçlarını en sona bırakmak…
Bir süre sonra ruh sessizce geri çekilmeye başlıyor.
İşte yaz mevsimi tam da bu yüzden özel bir fırsat sunuyor.
Kendimize şu soruları sorabilmek için:
Ben gerçekten nasılım?
Ne hissediyorum?
Neye ihtiyacım var?
Ne zamandır kendimi dinlemiyorum?
Bazen bu soruların cevabı bir terapi odasında bulunur, bazen deniz kenarında yürürken, bazen de sabah kahvesini içerken geçirilen birkaç dakikalık sessizlikte…
Çünkü insanın ruhu aslında çok yüksek sesle konuşmaz.
Fısıldar.
Ve o sesi duyabilmek için biraz yavaşlamak gerekir.
Bu yaz kendinize büyük hedefler koymak zorunda değilsiniz.
Belki sadece daha fazla gülümsemek…
Belki telefon ekranına biraz daha az bakmak…
Belki sevdiklerinizle daha çok vakit geçir
mek…
Belki de yıllardır ertelediğiniz bir hayalin ilk adımını atmak…
Küçük görünen değişimler bazen hayatın yönünü değiştiren en büyük adımlar olabilir.
Unutmayın;
Mutluluk kusursuz bir hayat yaşamak değildir.
Mutluluk; bulunduğunuz anın içinde kendinizi hissedebilmek, nefesinizi fark edebilmek ve yaşamın size sunduğu güzellikleri görebilmektir.
Bu yaz güneş sadece teninizi değil, kalbinizi de ısıtsın.
Kendinize biraz daha şefkat gösterin.
Biraz daha yavaşlayın.
Biraz daha hissedin.
Çünkü bazen insan hayatını değiştirecek cevapları dışarıda değil, kendi içinde bulur.
Sevgiyle…
@holistik İyileşme
Ruh – Zihin – Beden Denge Çalışmaları