Bugun...


ELİF UZUN

facebook-paylas
SANAT-I NAKIŞ
Tarih: 30-05-2024 07:40:00 Güncelleme: 30-05-2024 08:00:00


Eğer sa­na­tı bir el­bi­se gibi üs­tü­me giy­sey­dim, ya­ka­ma mü­cev­her iğne ola­rak sa­na­tın min­ya­tür ha­li­ni ta­kar­dım.

 

Min­ya­tür Sa­na­tı, en genel ha­liy­le kitap res­mi­dir. Biz­le­re olanı ve bil­gi­yi ak­ta­rır. Oku­du­ğu­muz ki­ta­bın din­len­me ve aynı za­man­da bel­lek­te kalma bi­çi­mi­dir. Önü­müz­de açı­lan renk­ler ve na­kış­lar di­ma­ğı­mız­da bir tat bı­ra­kır adeta. Bu sa­na­tı icra eden ki­şi­ler “nak­kaş” , “ şe­bih­nü­vis” , min­ya­ta­ri gibi isim­ler al­mış­tır.


Bizim bu sa­nat­la ta­nış­ma­mız 15. yüz­yıl­da ol­muş­tur. İlk min­ya­tür­le­rin Mısır’da pa­pi­rüs­le­re ya­pıl­dı­ğı dü­şü­nül­mek­te­dir. Yunan, Roma, Bi­zans ve Sür­ya­ni el yaz­ma­la­rın­da da kar­şı­mı­za çıkar. Os­man­lı min­ya­tür sa­na­tı eser­le­ri, II.​Murat Dö­ne­min­de ya­pıl­ma­ya baş­lan­mış, Fatih Sul­tan Meh­met Dö­ne­min­de belge ni­te­li­ği ka­zan­mış­tır ve bu dönem üre­ti­len min­ya­tür­ler gü­nü­mü­ze ulaş­mış ilk eser­ler ol­muş­tur. Özel­lik­le Fatih Sul­tan Meh­met Dö­ne­min­de kül­tür, sanat ve bi­lim­de ol­duk­ça önem­li ge­liş­me­ler olmuş, bu ko­nu­lar­da ya­zı­lan el yaz­ma­la­rı­nın gör­sel­le­ri min­ya­tür­le kim­lik bul­muş­tur. Dö­ne­min min­ya­tür­le­ri ta­ri­hi olay­la­rı, se­fer­le­ri, ki­şi­le­ri, sos­yal ve kül­tü­rel ha­ya­tı yan­sı­tır. Os­man­lı­nın min­ya­tür ala­nın­da­ki en büyük tem­sil­ci­si Levni’dir. Onun­la bir­lik­te min­ya­tür sa­na­tı daha es­te­tik bir gö­rü­nüm ka­zan­mış­tır. (Bkz. Levni’nin Ka­dın­la­rı)

 

Ba­tı­da min­ya­tür ola­rak bi­li­nen bu sanat, doğu top­lum­la­rın­da nakış ola­rak ad­lan­dı­rıl­mış­tır. 


Göz alıcı renk­ler, kat kat kom­po­zis­yon­lar, iti­nay­la ya­pıl­mış ve bü­tün­de bir za­ra­fet yan­sı­tan re­sim­ler ola­rak kar­şı­mı­za çı­kar­lar. Ken­di­ne göre bir bi­çi­mi, dili ve ku­ral­la­rı olan bir sanat yak­la­şı­mı­dır. Gerçi gü­nü­müz­de ki­tap­la­rın dı­şı­na taş­mış, du­var­la­rı­mı­zı süs­le­yen sanat eser­le­ri ha­li­ni de al­mış­tır. Ku­ral­lar, ge­le­nek­ler biraz es­ne­yip özgün eser­ler çıksa da bu sa­na­tın gi­ze­mi­ne vakıf olan sa­nat­çı­lar, halen en özel mal­ze­me­le­ri bu sa­na­tın su­na­ğın­da kul­lan­ma­ya devam eder­ler.

 

Benim nez­dim­de bir nak­ka­şın bir mü­cev­her us­ta­sın­dan pek de farkı yok­tur. Biri elmas yon­tar­ken di­ğe­ri el­ma­sı inşa eder. Mü­cev­her us­ta­sı yont­tu­ğu el­ma­sın hangi gö­ğüs­te par­la­ya­ca­ğı­nı hayal eder­ken, nak­kaş inşa et­ti­ği el­ma­sın hangi gö­nül­de par­la­ya­ca­ğı­nı hayal eder. İkisi de bir yol­dur tut­tu­rur gider. Yavaş yavaş bir gizin açığa çık­ma­sı gibi soluk ke­si­ci bir bi­çi­me ev­ri­lir. Odak­lan­dık­ça zihin say­dam­la­şır. Gö­rül­me­yen yavaş yavaş gö­rül­me­ye baş­lar. İki usta da bu yol­cu­luk­la iki ayrı mü­cev­he­re dö­nü­şür. Ken­di­ni bulur ve açıl­maz mü­hür­le­ri açar. Her eser ha­ki­ka­te dö­nü­şür.

 

Min­ya­tür sa­na­tı­nın göl­ge­si yok­tur. Biz par­la­yan bir mü­cev­he­ri ya da min­ya­tü­rü sey­re­der­ken çok azı­mız ar­dın­da­ki­le­ri görme ye­ti­si­ne sa­hi­biz­dir. Min­ya­tür de göl­ge­siz son ha­li­ni sunar bize. Nak­kaş, yo­lu­nu hayal et­me­yi bizim ye­te­ne­ği­mi­ze bı­ra­kır.

 

 

  

Levni Kadın Minyatür Eser
Elif Uzun

 

 

Fatih Sultan Mehmet Minyatür Eser
Nakkaş Sinan ve 
Çırağı Şiblizade Ahmet Bey

 

  

Av Sahnesi Minyatür Eser
Anonim

 

İran Minyatür Eser
Anonim

 

 

 

 



Bu yazı 326 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI