seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


DERYA DEMİR

facebook-paylas
BIRAKTIKTAN SONRA NE OLUR?
Tarih: 04-11-2026 19:03:00 Güncelleme: 04-11-2026 19:03:00


Ken­di­miz­le Ye­ni­den Bağ Kur­mak
Eylül’e gi­rer­ken ken­di­mi­ze dön­mek­ten söz ettik.
Sonra biraz daha de­ri­ne inip son­ba­ha­rın bize ha­tır­lat­tı­ğı o güzel me­se­le­yi ko­nuş­tuk: Bı­rak­mak…

 

Şimdi ise belki de en önem­li so­ru­nun sı­ra­sı geldi:
Peki bı­rak­tık­tan sonra ne ola­cak?

 

Bir alış­kan­lı­ğı bı­rak­tık.
Bir kır­gın­lı­ğı ge­ri­de bı­rak­ma­ya karar ver­dik.
Bizi yoran bir dü­şün­ce­yi fark ettik.
Belki bir iliş­ki bi­çi­mi­ni de­ğiş­tir­dik.
Belki yıl­lar­dır ta­şı­dı­ğı­mız bir yükü artık ta­şı­ma­ma­ya niyet ettik.

 

Ama sonra.., İçi­miz­de bir boş­luk olu­şa­bi­lir.
Çünkü insan sa­de­ce ta­şı­dı­ğı şey­le­re değil, bazen on­la­rı ta­şı­ma­ya da alı­şı­yor.

 

Ve bı­rak­tı­ğı­mız­da ken­di­mi­ze şu so­ru­yu so­ra­bi­li­yo­ruz:
“Şimdi ben ne ya­pa­ca­ğım?”
Belki de tam bu­ra­da ger­çek dö­nü­şüm baş­lı­yor.
Boş­luk her zaman kötü de­ğil­dir
Ha­ya­tı­mız­dan bir şeyi çı­kar­dı­ğı­mız­da hemen ye­ri­ne başka bir şey koy­mak is­ti­yo­ruz.
Ses­siz ka­lın­ca te­le­fo­nu­mu­za sa­rı­lı­yo­ruz.
Yal­nız ka­lın­ca hemen bi­ri­ni arı­yo­ruz.
Bir alış­kan­lı­ğı bı­ra­kın­ca başka bir alış­kan­lı­ğa yö­ne­li­yo­ruz.

 

Çünkü boş­luk bizi bazen hu­zur­suz edi­yor.
Oysa her boş­luk dol­du­rul­mak zo­run­da değil.
Bazı boş­luk­lar var­dır ki in­sa­nın ken­di­si­ni ye­ni­den du­ya­bil­me­si için açı­lır.
Belki de ha­ya­tı­mız­da ilk kez ken­di­mi­ze ger­çek­ten kulak ve­re­bil­me­miz için biraz ses­siz­li­ğe ih­ti­ya­cı­mız var­dır.
Çünkü uzun za­man­dır baş­ka­la­rı­nın se­si­ni din­le­mek­ten kendi se­si­mi­zi du­ya­ma­mış ola­bi­li­riz.
Ken­di­miz­le iliş­ki­miz nasıl?


Baş­ka­la­rıy­la iliş­ki­le­ri­mi­zi çok dü­şü­nü­yo­ruz.
“Beni se­vi­yor mu?”
“Bana değer ve­ri­yor mu?”
“Beni an­lı­yor mu?”
“Bana neden böyle dav­ran­dı?”
Ama bir soru daha var ki çoğu zaman unu­tu­yo­ruz:
“Ben ken­di­me nasıl dav­ra­nı­yo­rum?”
Ken­di­mi­zi sü­rek­li eleş­ti­ri­yor muyuz?
Bir hata yap­tı­ğı­mız­da ken­di­mi­ze baş­ka­la­rı­na dav­ran­dı­ğı­mız kadar an­la­yış­lı ola­bi­li­yor muyuz?
Yo­rul­du­ğu­muz­da din­len­me­mi­ze izin ve­ri­yor muyuz?
Ba­şa­rı­sız ol­du­ğu­muz­da ken­di­mi­zi de­ğer­siz mi his­se­di­yo­ruz?
Ken­di­mi­zi ol­du­ğu­muz ha­li­miz­le kabul ede­bi­li­yor muyuz?
Belki de ha­ya­tı­mız­da­ki en uzun iliş­ki, ken­di­miz­le olan iliş­ki­miz.
Ve bu iliş­ki­yi iyi­leş­tir­mek için bazen dı­şa­rı­ya değil, içe­ri­ye bak­ma­mız ge­re­ki­yor.
Ken­di­ni bul­mak, ken­di­ni ye­ni­den ta­nı­mak­tır
“Ben kimim?” so­ru­su dü­şün­dü­ğü­müz­den çok daha derin.

 

Çünkü yıl­lar için­de üze­ri­mi­ze bir­çok rol gi­yi­yo­ruz.
Evlat olu­yo­ruz. Anne, baba olu­yo­ruz. Eş olu­yo­ruz.
Ar­ka­daş olu­yo­ruz. Ça­lı­şan olu­yo­ruz.
Yö­ne­ti­ci, gi­ri­şim­ci, ba­kı­cı, des­tek olan kişi…

 

Her­kes için bir şey­ler ya­par­ken bazen ken­di­mi­ze şu so­ru­yu sor­ma­yı unu­tu­yo­ruz:
“Bütün bu rol­le­rin dı­şın­da ben kimim?”
Neyi se­vi­yo­rum?
Ne beni he­ye­can­lan­dı­rı­yor?
Neye ih­ti­ya­cım var?
Neyi artık is­te­mi­yo­rum?
Beni ne bes­li­yor?
Ne­re­de ken­di­mi ger­çek­ten “ben” gibi his­se­di­yo­rum?
Ken­di­mi­zi bul­mak belki de yep­ye­ni bir insan olmak değil.

 

Uzun za­man­dır üze­ri­mi­ze ya­pış­mış olan “olmam ge­re­ken kişi”ler­den sıy­rı­lıp, zaten içi­miz­de var olan ki­şi­yi ye­ni­den ha­tır­la­mak.
Ruh, zihin ve beden ye­ni­den aynı ma­sa­ya otur­du­ğun­da…

 

İşte bu­ra­da ye­ni­den baş­lan­gıç­ta ko­nuş­tu­ğu­muz üç yol ar­ka­da­şı­mı­za dö­nü­yo­ruz:
Ruh, zihin ve beden…
Zih­ni­miz bir şey söy­lü­yor.
Be­de­ni­miz başka bir şey an­la­tı­yor.
Ru­hu­muz ise belki çok daha ses­siz bir yer­den bizi ça­ğı­rı­yor.

 

Zihin “devam et” diyor. Beden “biraz din­len” diyor.
Ruh ise belki: “Ken­di­ne dön”diyor.
Denge, bu üçün­den bi­ri­ni sus­tur­mak de­ğil­dir.
On­la­rın se­si­ni aynı anda du­ya­bil­mek­tir.
Çünkü ken­di­miz­le ba­ğı­mız güç­len­dik­çe neye ih­ti­ya­cı­mız ol­du­ğu­nu daha iyi fark et­me­ye baş­la­rız.
Ken­di­mi­ze küçük dö­nüş­ler ya­pa­bi­li­riz
Ken­di­miz­le ye­ni­den bağ kur­mak için ha­ya­tı­mı­zı bir ge­ce­de de­ğiş­tir­me­miz ge­rek­mi­yor.
Bazen küçük şey­ler ye­ter­li.

 

Sabah uyan­dı­ğı­mız­da ilk bir­kaç da­ki­ka­yı te­le­fon­suz ge­çir­mek…
Gün için­de bir­kaç da­ki­ka ses­siz kal­mak…
Bir yü­rü­yüş sı­ra­sın­da sa­de­ce çev­re­mi­zi fark etmek…
Duy­gu­la­rı­mı­zı yar­gı­la­ma­dan yaz­mak…
Bize iyi gelen in­san­lar­la daha fazla zaman ge­çir­mek…
Bizi tü­ke­ten şey­le­re sınır koy­mak…

 

Ve günün so­nun­da ken­di­mi­ze sor­mak:
“Bugün ken­dim için ne yap­tım?”
Cevap çok küçük ola­bi­lir.
Ama küçük şey­le­rin dü­zen­li tek­ra­rı, in­sa­nın ken­di­siy­le olan ba­ğı­nı ye­ni­den güç­len­di­re­bi­lir.
Ken­di­ne dön­mek ben­cil­lik de­ğil­dir
Özel­lik­le ha­ya­tı bo­yun­ca baş­ka­la­rı­nı dü­şü­nen in­san­lar için ken­di­ne zaman ayır­mak bazen suç­lu­luk ya­ra­ta­bi­lir.
“Ben din­le­nir­ken işler ne ola­cak?”
“Ben ken­di­mi dü­şü­nür­sem ben­cil olur muyum?”
“Önce her­ke­sin ih­ti­ya­cı­nı kar­şı­la­ma­lı­yım.”
Oysa ken­di­mi­ze iyi bak­mak, baş­ka­la­rı­nı önem­se­me­mek de­ğil­dir.
Tam ter­si­ne…

 

Kendi sı­nır­la­rı­mı­zı, ih­ti­yaç­la­rı­mı­zı ve ener­ji­mi­zi fark etmek; ha­ya­tı­mız­da­ki iliş­ki­le­ri de daha sağ­lık­lı hale ge­ti­re­bi­lir.

 

Ken­di­mi­zi ta­ma­men tü­ke­te­rek ver­di­ği­miz şeyin adı her zaman sevgi de­ğil­dir.
Bazen sevgi, ken­di­mi­zi de he­sa­ba ka­ta­bil­mek­tir.
Belki de ara­dı­ğı­mız şey dı­şa­rı­da de­ğil­dir.

 

Hayat bo­yun­ca bir şey­le­rin bizi ta­mam­la­ma­sı­nı bek­le­ye­bi­li­yo­ruz.

 

Doğru iş… Doğru insan… Daha fazla para…
Daha iyi bir ev… Daha güzel bir hayat…
El­bet­te bun­la­rın hepsi ha­ya­tı­mı­za katkı sağ­la­ya­bi­lir.
Ama in­sa­nın için­de­ki boş­lu­ğu yal­nız­ca dı­şa­rı­da­ki şey­ler­le dol­dur­mak her zaman müm­kün ol­ma­ya­bi­lir.
Çünkü in­sa­nın ken­di­siy­le kur­du­ğu bağ za­yıf­sa, dı­şa­rı­da­ki gü­zel­lik­le­rin için­de bile ek­sik­lik his­se­de­bi­lir.

 

Bu ne­den­le bazen so­ru­yu de­ğiş­tir­mek ge­re­kir.
“Ha­ya­tım­da ne eksik?”ye­ri­ne;:
“Ben ken­dim­den ne­re­de uzak­laş­tım?”
Belki cevap ora­da­dır.
Yeni bir mev­sim, yeni bir hayat değil; yeni bir bakış ola­bi­lir.

 

Son­ba­har iler­li­yor, ağaç­lar ya­vaş­lı­yor, gün­ler kı­sa­lı­yor.
Doğa biraz daha ses­siz­le­şi­yor. Belki biz de ha­ya­tın hı­zı­nı biraz azal­ta­bi­li­riz.
Her şeyi ye­tiş­tir­mek zo­run­da ol­ma­dı­ğı­mı­zı…
Her so­ru­ya hemen cevap ver­me­miz ge­rek­me­di­ği­ni…
Her in­sa­nı mem­nun ede­me­ye­ce­ği­mi­zi…
Her şeyi kont­rol ede­me­ye­ce­ği­mi­zi…
Ve bazı şey­le­rin za­ma­nı­na bı­ra­kı­la­bi­le­ce­ği­ni ha­tır­la­ya­bi­li­riz.
Bazen iyi­leş­mek hız­lan­mak değil, ken­di­mi­ze ye­ti­şecek kadar ya­vaş­la­mak­tır.
Ken­di­mi­ze bir söz ve­re­lim.

 

Bu son­ba­har­da ken­di­mi­ze büyük söz­ler ver­me­ye­lim.
“Artık hiç üzül­me­ye­ce­ğim.”
“Her şeyi de­ğiş­ti­re­ce­ğim.”
“Bun­dan sonra ku­sur­suz ola­ca­ğım.”
Bun­la­rın ye­ri­ne daha sade bir söz ve­re­lim:
“Ken­di­mi daha çok du­ya­ca­ğım.”
Yo­rul­du­ğum­da din­le­ye­ce­ğim.
Üzül­dü­ğüm­de ken­di­me kız­ma­ya­ca­ğım.
İhti­ya­cım ol­du­ğun­da yar­dım is­te­ye­ce­ğim.
Bana iyi gel­me­yen şey­le­re sınır ko­ya­ca­ğım.
Ve ken­di­mi baş­ka­la­rı­nın ha­yat­la­rıy­la kı­yas­la­mak ye­ri­ne kendi yo­lu­ma ba­ka­ca­ğım.
Çünkü belki de ken­di­ni bul­mak, başka bi­ri­ne dö­nüş­mek değil…

 

Ken­din­den uzak­laş­tı­ğın yer­ler­den yavaş yavaş geri dön­mek­tir.

 

Ve bazen in­sa­nın ha­ya­tın­da­ki en güzel dö­nü­şüm, dı­şa­rı­dan ba­kıl­dı­ğın­da hiç fark edil­mez.
Bir gün daha sakin uya­nır­sın.
Bir şeye es­ki­si kadar öf­ke­len­me­di­ği­ni fark eder­sin.

 

Bir “hayır”ı suç­lu­luk duy­ma­dan söy­le­ye­bi­lir­sin.
Bir ay­na­ya bak­tı­ğın­da ken­di­ne daha şef­kat­li ba­kar­sın.

 

Ve bir gün an­lar­sın:
Ben de­ğiş­me­dim sa­de­ce… Ken­di­me geri dön­düm.

 

Belki bu son­ba­ha­rın bize ve­re­ce­ği en güzel he­di­ye de budur.

 

Bı­rak­tık­la­rı­mı­zın ar­dın­dan olu­şan boş­luk­tan kork­ma­mak…
O boş­lu­ğa biraz ses­siz­lik bı­rak­mak…
Biraz şef­kat… Biraz nefes…

 

Ve ye­ni­den ken­di­miz­le bağ kur­mak.
Çünkü ruh, zihin ve beden aynı yöne bak­ma­ya baş­la­dı­ğın­da insan yal­nız­ca daha den­ge­li his­set­mez.

 

Kendi ha­ya­tı­nın için­de ye­ni­den ye­ri­ni bul­ma­ya baş­lar.

 

Bu son­ba­har­da ken­di­ni­ze biraz daha yak­laş­ma­nız di­le­ğiy­le…

 

Sev­giy­le,

 

Derya Demir
Ho­lis­tik İyi­leş­me | Ruh • Zihin 
• Beden Denge Ça­lış­ma­la­rı



Bu yazı 1 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI