Cumhuriyet’in ilanı, Ankara’da alınan bir karar olmanın çok ötesindeydi. Yüzyıllardır süren bir yönetim geleneğinin yerini millet egemenliğine dayanan yeni bir devlet anlayışının almasıydı. Bu tarihî dönüşüm, İstanbul’un Anadolu yakasında, köklü geçmişiyle öne çıkan Üsküdar’da da yankı buldu. Üstelik Cumhuriyet’in ilanının İstanbul’da duyurulmasında Üsküdar’ın önemli bir yeri vardı: Selimiye Kışlası’ndan yükselen top sesleri, yeni rejimin tarihî duyurusunun bir parçası oldu.
29 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi, devletin yönetim biçimini Cumhuriyet olarak kabul etti. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Ankara’da tarih yazılırken İstanbul, işgal yıllarının izlerini henüz üzerinden atmaya çalışan, siyasi ve toplumsal bakımdan büyük bir değişimin eşiğinde bulunan bir şehirdi.
Üsküdar ise Boğaz’ın kıyısındaki tarihî konumuyla, askerî yapılarıyla, camileriyle, çarşılarıyla ve mahalle kültürüyle İstanbul’un kendine özgü bir parçasıydı. Cumhuriyet’in ilanı burada yalnızca yeni bir yönetim biçiminin haberi değil, aynı zamanda Millî Mücadele’nin ardından açılan yeni dönemin işaretiydi.
Haber Üsküdar’a ne zaman ulaştı?
Burada önemli bir ayrıntı var: Cumhuriyet, 29 Ekim akşamı Ankara’da ilan edilmiş olsa da haberin İstanbul’a resmî olarak ulaşması gece yarısını buldu. Bu nedenle Üsküdar’da 29 Ekim gündüzünden itibaren planlanmış, geniş katılımlı bir kutlama yapıldığını söylemek tarihî kayıtlarla örtüşmez. Asıl kutlama hareketliliği 30 Ekim sabahında başladı.
30 Ekim sabahı İstanbul’un bayraklarla donatıldığı, mağazaların ve dükkânların Türk bayrakları astığı, Boğaz’ın iki yakasındaki iskelelerin ve vapurların süslendiği kayıtlara yansıdı. Valilikte ve askerî makamlarda tebrik törenleri düzenlendi. Akşam saatlerinde şehrin çeşitli semtlerinde eğlenceler ve fener alayları gerçekleştirildi. Kutlamalar 31 Ekim’de de devam etti.
Bu tarihî tablonun merkezindeki ayrıntılardan biri, Selimiye Kışlası’ndan yapılan 101 pare top atışıydı. İstanbul’un Anadolu yakasındaki Üsküdar, böylece Cumhuriyet’in ilanının duyurulmasına ilişkin sembolik ve somut bir tarihî olaya ev sahipliği yaptı.
Top seslerini hayal edelim: Selimiye çevresindeki askerî yapıların, Üsküdar’ın tarihî mahallelerinin ve Boğaz kıyılarının yeni bir devletin doğuşunu haber veren seslerle yankılandığı bir sabah… O günün insanları için bu sesler yalnızca bir kutlamanın değil, yıllarca süren savaşların ardından gelen yeni bir başlangıcın da işaretiydi.
Üsküdar halkı ne hissetti?
Tarihî kayıtların ortaya koyduğu kutlama görüntüsü, Cumhuriyet’in İstanbul’da sevinç ve heyecanla karşılandığını gösteriyor. Ancak Üsküdar’daki her mahallede yaşayan insanların düşüncelerini, hangi toplumsal kesimlerin nasıl tepki verdiğini ayrıntılarıyla anlatan yerel tanıklıklara ulaşmadan, bütün Üsküdar halkının aynı duygu ve düşünceler içinde olduğunu ileri sürmek doğru olmaz.
Üsküdar, Osmanlı geçmişinin izlerini taşıyan güçlü bir geleneksel hayatın yanı sıra Millî Mücadele’nin ardından yeni bir devletin kurulmasına tanıklık eden bir ilçeydi. Cumhuriyet’in ilanı, bu tarihî birikimin ortasında yeni bir yönetim anlayışını gündeme getirdi.
Cumhuriyet’in anlamı, yalnızca devlet başkanının belirlenmesi veya yönetim biçiminin değiştirilmesi değildi. Devletin meşruiyetinin hanedandan millete dayandırılması, vatandaşlık fikrinin güçlenmesi ve ülkenin geleceğinin millet iradesiyle şekillendirilmesi yönünde önemli bir adımdı.
Bu değişimin toplumsal hayata yansıması ise bir gecede tamamlanmadı. Cumhuriyet’in ilanını izleyen yıllarda eğitimden hukuka, kadınların toplumsal konumundan kamu yönetimine kadar uzanan kapsamlı dönüşümler yaşandı. Üsküdar da İstanbul’un diğer ilçeleri gibi bu değişimin parçası oldu.
Cumhuriyet Bayramı geleneği
nasıl başladı?
1923’teki kutlamalar, sonraki yıllarda yerleşecek Cumhuriyet Bayramı geleneğinin ilk adımlarıydı. Cumhuriyet’in ilanının yıl dönümünün millî bayram olarak kabul edilmesi, 19 Nisan 1925’te alınan kararla gerçekleşti. Böylece 29 Ekim, her yıl tekrarlanan resmî törenlerin, halk kutlamalarının ve ortak tarih bilincinin merkezine yerleşti.
Üsküdar açısından bu gelenek, ilçenin tarihî kimliğiyle Cumhuriyet’in değerlerini bir arada düşünmek için de bir fırsattır. Selimiye Kışlası, yalnızca askerî mimarinin önemli bir örneği değil, 1923’te Cumhuriyet’in ilanının İstanbul’da duyurulmasına ilişkin hatıranın da taşıyıcısıdır.
Bugün Üsküdar’ın sokaklarında yürürken tarihî yapıları, meydanları ve kıyılarını yalnızca geçmişin mimari izleri olarak görmemeliyiz. Bu mekânlar, Türkiye’nin geçirdiği siyasi ve toplumsal dönüşümlerin de tanıklarıdır.
Şehrin hafızasında yaşayan Cumhuriyet
Peki, aradan geçen bir asrı aşkın zamanın ardından Üsküdar’a düşen görev nedir?
Öncelikle tarihî hafızayı korumak. Cumhuriyet’in ilanının Üsküdar’da nasıl karşılandığını anlatan gazete nüshalarının, askerî kayıtların, belediye belgelerinin, fotoğrafların ve kişisel hatıraların araştırılması; bunların kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor. Özellikle 30 Ekim 1923 tarihli gazetelerin Üsküdar ve Selimiye Kışlası’yla ilgili haberleri, daha ayrıntılı bir yerel tarih çalışmasının temelini oluşturabilir.
Böyle bir çalışma, yalnızca geçmişi anmakla kalmaz; genç kuşakların yaşadıkları şehrin ülke tarihindeki yerini anlamalarına da katkı sağlar.
Cumhuriyet’in ilan edildiği günlerde Üsküdar’ın sokaklarında yaşayan insanların tamamının neler düşündüğünü bugün kesin olarak bilemiyoruz. Fakat tarihî kayıtlar bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Cumhuriyet’in ilanı İstanbul’da geniş yankı buldu; Üsküdar’daki Selimiye Kışlası’ndan yükselen top sesleri bu tarihî duyurunun unutulmaz parçalarından biri oldu.
29 Ekim 1923, Ankara’da alınan bir kararın İstanbul’a ve Üsküdar’a ulaştığı; yeni bir devletin, yeni bir yönetim anlayışının ve yeni bir tarih döneminin kapısının aralandığı gündü.
Üsküdar’ın hafızasında bu günü yaşatmak, yalnızca geçmişe saygı göstermek değil; millet egemenliği, eşit yurttaşlık ve ortak gelecek düşüncesini gelecek kuşaklara aktarmaktır.
Çünkü şehirlerin hafızası, yalnızca taşlarında ve sokaklarında değil, o sokaklarda yaşanan tarihî anların hatırlanmasında da saklıdır.
Kaynakça
1. Büyük İstanbul Tarihi, “Cumhuriyet Döneminde İstanbul’da Siyasi Olaylar – Cumhuriyet’in İlanı.” İstanbul’un tarihine ilişkin akademik kaynak
2. Akademik makale, “Cumhuriyetin İlanının İstanbul’da Karşılanışı.” İstanbul’da Cumhuriyet’in ilanının duyurulması, 101 pare top atışı ve 30 Ekim 1923 tarihli kutlamalara ilişkin araştırma.
3. İstanbul Aydın Üniversitesi Yayınları, 100. Yıl Armağan Kitabı. Cumhuriyet’in ilanına verilen tepkiler ve İstanbul’daki ilk kutlamalar hakkında bilgiler.
4. Atatürk Ansiklopedisi, “Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Kutlamaları.” Cumhuriyet’in ilanı, 101 pare top atışı ve 29 Ekim’in millî bayram olarak kabul edilmesi hakkında tarihî bilgiler.
5. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, “1925 Yılı Kronolojisi.” 29 Ekim’in millî bayram kabul edilmesine ilişkin 19 Nisan 1925 tarihli kanun kaydı.
6. Anadolu Ajansı, “Cumhuriyet tarihine ışık tutan belgeler Devlet Arşivleri’nde.” Cumhuriyet’in ilanına ilişkin arşiv belgeleri ve kararın İstanbul’daki yabancı temsilciliklere bildirilmesi hakkında bilgiler.