seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


DERYA DEMİR

facebook-paylas
SONBAHARA GEÇERKEN: BIRAKMANIN, SADELEŞMENİN VE KENDİNE YAKLAŞMANIN ZAMANI
Tarih: 13-10-2026 16:39:00 Güncelleme: 13-10-2026 16:52:00


Bir ön­ce­ki ya­zım­da Eylül’e ge­çer­ken ken­di­mi­ze dön­mek­ten, ruh, zihin ve beden ara­sın­da­ki den­ge­yi ye­ni­den fark et­mek­ten söz et­miş­tim.

 

Şimdi biraz daha de­ri­ne ine­lim.
Çünkü ken­di­mi­ze dön­mek yal­nız­ca ken­di­mi­zi din­le­mek de­ğil­dir.

 

Bazen ken­di­mi­ze dön­mek, artık bize iyi gel­me­yen şey­le­ri fark edip on­la­rı bı­ra­ka­bil­mek­tir.
Son­ba­har bunun için bize çok güzel bir örnek sunar.

 

Ağaç­lar yap­rak­la­rı­nı bı­ra­kır­ken bunu bir kayıp ola­rak ya­şa­maz.

 

Çünkü bi­li­riz ki bazı yap­rak­la­rın dö­kül­me­si, ağa­cın yok ol­ma­sı değil; yeni bir mev­si­me ha­zır­lan­ma­sı­dır.

 

Belki in­sa­nın ha­ya­tın­da da böy­le­dir.
Bazen bı­rak­mak, kay­bet­mek de­ğil­dir.
Bazen bı­rak­mak, ken­di­ne ye­ni­den yer aç­mak­tır.

 

Peki biz ne­le­ri ta­şı­yo­ruz?
Bir an durup dü­şü­ne­lim.
Uzun za­man­dır zih­ni­miz­de ta­şı­dı­ğı­mız bir kır­gın­lık var mı?
Söy­le­ye­me­di­ği­miz bir söz?
Ken­di­mi­zi suç­la­dı­ğı­mız bir geç­miş?
Bizi sü­rek­li yoran bir iliş­ki bi­çi­mi?
“Hayır” de­me­miz ge­re­kir­ken söy­le­di­ği­miz “evet”ler?
Artık bize hiz­met et­me­yen alış­kan­lık­lar?
Baş­ka­la­rı­nın bek­len­ti­le­ri­ne göre ya­şa­ma­ya ça­lı­şır­ken unut­tu­ğu­muz kendi is­tek­le­ri­miz?

 

Bazen ha­ya­tı­mız­da o kadar çok şey bi­ri­kir ki neyin ger­çek­ten bize ait ol­du­ğu­nu bile unu­ta­bi­li­riz.

 

İşte son­ba­har bize tam bu­ra­da küçük bir soru so­ru­yor:
“Bunu ger­çek­ten ta­şı­ma­ya devam etmek is­ti­yor musun?”
Her şeyi dü­zelt­mek zo­run­da de­ği­liz
Ha­ya­tı­mı­zın her dö­ne­min­de her şeyi çöz­mek zo­run­da ol­du­ğu­mu­zu dü­şü­nü­yo­ruz.
Bir sorun varsa hemen çöz­me­li­yiz.
Bir iliş­ki kötü gi­di­yor­sa hemen karar ver­me­li­yiz.
Üz­gün­sek hemen iyi his­set­me­li­yiz.
Ba­şa­rı­sız ol­duy­sak hemen ye­ni­den ayağa kalk­ma­lı­yız.

 

Oysa bazen in­sa­nın ih­ti­ya­cı çözüm değil, önce durup olanı kabul et­mek­tir.
“Evet, bu beni üzdü.”
“Evet, yo­rul­dum.”
“Evet, artık böyle devam etmek is­te­mi­yo­rum.”
“Evet, bazı şey­le­ri de­ğiş­tir­mem ge­re­ki­yor.”
Bu cüm­le­ler za­yıf­lık de­ğil­dir.
Tam ter­si­ne, in­sa­nın ken­di­siy­le kur­du­ğu dü­rüst iliş­ki­nin baş­lan­gı­cı­dır.
Çünkü ken­di­mi­ze dü­rüst ol­ma­dı­ğı­mız yerde ger­çek bir de­ği­şim ya­rat­mak da zor­la­şır.
Be­de­ni­mi­zi de bu hi­kâ­ye­nin dı­şın­da bı­rak­ma­ya­lım.

 

Geçen ya­zım­da be­de­ni­mi­zin bize ver­di­ği me­saj­lar­dan söz et­miş­tim.
Bu kez bir adım daha ata­lım.

 

Be­de­ni­mi­zi yal­nız­ca “bir sorun ol­du­ğun­da” ha­tır­la­ma­ya­lım.

 

O bizim ha­ya­tı­mız bo­yun­ca bi­zim­le bir­lik­te.

 

St­res­li ol­du­ğu­muz­da ge­ri­li­yor.
Kork­tu­ğu­muz­da hız­la­nı­yor.
Üzül­dü­ğü­müz­de ağır­la­şı­yor.
Din­len­me­di­ği­miz­de yo­ru­lu­yor.
Bazen söy­le­ye­me­di­ği­miz şey­le­ri bile be­de­ni­miz ta­şı­yor.

 

El­bet­te her fi­zik­sel be­lir­ti­yi yal­nız­ca duy­gu­sal ne­den­ler­le açık­la­mak doğru de­ğil­dir. Be­de­ni­mi­zin ver­di­ği be­lir­ti­ler önem­sen­me­li ve ge­rek­ti­ğin­de tıbbi de­ğer­len­dir­me alın­ma­lı­dır.

 

Ancak bunun ya­nın­da ken­di­mi­ze şu so­ru­yu sor­mak da kıy­met­li ola­bi­lir:
“Ben be­de­ni­me nasıl dav­ra­nı­yo­rum?”
Onu din­li­yor muyum?
Din­len­me­si­ne izin ve­ri­yor muyum?
İhti­yaç­la­rı­nı er­te­li­yor muyum?
Yoksa ancak yo­rul­du­ğun­da, ağ­rı­dı­ğın­da ya da alarm ver­di­ğin­de mi onun­la il­gi­le­ni­yo­rum?
Zih­ni­mi­zin de bir “faz­la­lık­lar” bö­lü­mü var.

 

Evi­miz­de kul­lan­ma­dı­ğı­mız eş­ya­la­rı zaman zaman ayı­rı­yo­ruz.
Do­lap­la­rı­mı­zı dü­zen­li­yo­ruz.
Es­ki­miş kı­ya­fet­le­ri çı­ka­rı­yo­ruz.
Peki zih­ni­miz­de bunu ne zaman ya­pı­yo­ruz?
Her gün aynı dü­şün­ce­yi tek­rar tek­rar dü­şün­mek…
Geç­miş­te ya­şa­nan bir ko­nuş­ma­yı ye­ni­den ya­şa­mak…

 

Henüz ol­ma­mış bir olay için en­di­şe­len­mek…
Baş­ka­la­rı­nın bizim hak­kı­mız­da ne dü­şün­dü­ğü­nü sü­rek­li he­sap­la­mak…
Ken­di­mi­zi baş­ka­la­rıy­la kı­yas­la­mak…
Bütün bun­lar zi­hin­sel bir yük oluş­tu­ra­bi­lir.
Belki bu son­ba­har­da zih­ni­miz için de küçük bir sa­de­leş­me ya­pa­bi­li­riz.
Her dü­şün­ce­ye inan­mak zo­run­da ol­ma­dı­ğı­mı­zı ha­tır­la­ya­bi­li­riz.
Her dü­şün­ce­yi çöz­mek zo­run­da ol­ma­dı­ğı­mı­zı fark ede­bi­li­riz.

 

Ve bazen sa­de­ce:
“Bu dü­şün­ce şu anda bana hiz­met edi­yor mu?”
diye so­ra­bi­li­riz.

 

Bı­rak­mak, unut­mak an­la­mı­na gel­mez
Bence en çok ka­rış­tır­dı­ğı­mız nok­ta­lar­dan biri bu.
Bir şeyi bı­rak­mak, ya­şan­ma­mış kabul etmek de­ğil­dir.

 

Bir in­sa­nı af­fet­mek, ya­pı­la­nı doğru bul­mak de­ğil­dir. Geç­mi­şi ge­ri­de bı­rak­mak, geç­mi­şi sil­mek de­ğil­dir.

 

Bazen bı­rak­mak sa­de­ce şunu söy­le­ye­bil­mek­tir:
“Bu ya­şan­dı. Bana bir şey öğ­ret­ti. Ama artık ha­ya­tı­mın geri ka­la­nı­nı bunun üze­ri­ne kur­mak is­te­mi­yo­rum.”
İşte bu cüm­le­de büyük bir öz­gür­lük var­dır.
Çünkü geç­mi­şi­mi­zi de­ğiş­ti­re­me­yiz.
Ama onun bu­gü­nü­müz üze­rin­de­ki et­ki­si­ne nasıl yak­la­şa­ca­ğı­mı­zı za­man­la ye­ni­den de­ğer­len­di­re­bi­li­riz.

 

Ken­di­mi­ze daha fazla alan aça­lım
Belki bu son­ba­ha­rın he­de­fi daha çok yap­mak değil, biraz daha azalt­mak ola­bi­lir.

 

Daha az acele.
Daha az ken­di­ni suç­la­ma.
Daha az baş­ka­la­rı­nın ha­ya­tıy­la kı­yas­la­ma.
Daha az “her şeye ye­tiş­me­li­yim” bas­kı­sı.
Ve biraz daha…
Ken­di­mi­ze zaman.
Sev­dik­le­ri­mi­ze zaman.
Ses­siz­li­ğe zaman.
Do­ğa­ya zaman.
Din­len­me­ye zaman.
Ger­çek­ten is­te­di­ği­miz şey­le­re zaman.
Çünkü bazen ha­ya­tı­mı­za yeni bir şey ek­le­mek­ten önce, içe­ri­de ona yer aç­ma­mız ge­re­kir.

 

Ken­di­mi­ze şu so­ru­la­rı so­ra­lım:
Bu son­ba­har­da bir def­te­rin ba­şı­na otu­rup ken­di­mi­ze bir­kaç soru so­ra­bi­li­riz:
Neyi bı­rak­ma­ya ha­zı­rım?
Neyi ha­ya­tım­da tut­mak is­ti­yo­rum?
Hangi alış­kan­lı­ğım artık bana iyi gel­mi­yor?
Kimin ya­nın­da ken­dim gibi his­se­di­yo­rum?
Ne­re­de ken­dim­den uzak­la­şı­yo­rum?
Be­de­ni­min ben­den is­te­di­ği en önem­li şey ne?
Ru­hu­mun uzun za­man­dır öz­le­di­ği ne?
Zih­ni­mi en çok hangi dü­şün­ce yo­ru­yor?
Ve belki de hep­sin­den önem­li­si:
“Ben ger­çek­ten nasıl bir hayat ya­şa­mak is­ti­yo­rum?”

 

Ce­vap­la­rın hemen gel­me­si ge­rek­mi­yor.
Bazen in­sa­nın ken­di­ne sor­du­ğu doğru bir soru, ce­vap­tan daha güçlü bir baş­lan­gıç­tır.

 

Son­ba­har bize neyi ha­tır­la­tı­yor?
Ağaç­la­rın yap­rak­la­rı­nı bı­rak­ma­sı­nı iz­ler­ken as­lın­da ha­ya­tın çok sade bir ger­çe­ği­ni gö­rü­yo­ruz:
Her şeyin bir za­ma­nı var.
Bü­yü­me­nin…
Bek­le­me­nin…
Çiçek aç­ma­nın…
Ve bı­rak­ma­nın…
Biz de her mev­sim­de aynı kişi olmak zo­run­da de­ği­liz.
Ha­ya­tı­mı­zın bazı dö­nem­le­rin­de mü­ca­de­le ede­riz.
Bazı dö­nem­le­rin­de iyi­le­şi­riz.
Bazı dö­nem­le­rin­de ye­ni­den baş­la­rız.
Bazı dö­nem­le­rin­de ise sa­de­ce din­le­ni­riz.
Bun­la­rın hiç­bi­ri­ni ba­şa­rı­sız­lık ola­rak gör­me­mek ge­re­ki­yor.

 

Çünkü hayat düz bir çizgi değil.
Dö­nü­şe­rek iler­le­di­ği­miz bir yol.
Belki de bu son­ba­har­da ken­di­mi­ze yeni bir söz ver­mek ye­ri­ne, eski bir yü­kü­mü­zü bı­rak­ma­yı de­ne­ye­lim.

 

Çünkü bazen yeni bir baş­lan­gıç yap­mak için daha faz­la­sı­na ih­ti­ya­cı­mız yok­tur.

 

Sa­de­ce faz­la­lık­la­rı bı­rak­ma­ya ih­ti­ya­cı­mız var­dır.
Ve belki o zaman ru­hu­muz biraz daha ha­fif­ler.
Zih­ni­miz biraz daha sa­kin­le­şir.
Be­de­ni­miz biraz daha ra­hat­lar.
Biz de ken­di­mi­ze biraz daha yak­la­şı­rız.

 

Çünkü ger­çek dö­nü­şüm bazen ha­ya­tı­mı­za yeni bir şey ek­le­mek­le değil…

 

Artık bize ait ol­ma­ya­nı sev­giy­le bı­rak­mak­la baş­lar.

 

Son­ba­ha­rı­nız; sa­de­leş­ti­ği­niz, ha­fif­le­di­ği­niz, ken­di­ni­ze yak­laş­tı­ğı­nız ve içi­niz­de yeni bir alan aç­tı­ğı­nız bir mev­sim olsun.

 

Sev­giy­le,

 

Derya Demir

Ho­lis­tik İyi­leş­me | Ruh • Zihin 
• Beden Denge Ça­lış­ma­la­rı



Bu yazı 5 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI