Bakalım bu sefer kim çıkacak sahneye? Fon vurgununu unutturabilecek mi? Acaba kırmızı inek mi satacak, sarı karga mı? Meclisimizden tarihî rekorlar bekliyoruz!
Din, Siyasetin
Sermayesi Olmamalı
Din konusu çok hassastır. Dini, siyaset sermayesi hâline getiremezsiniz. Bir taraf “Ben dindarım.” dediğinde diğer taraf sanki dinsizmiş gibi bir algı oluşuyor. Bu da doğru değildir.
Ülkemiz, çocuk istismarı konusunda dünyada ilk beş arasında gösteriliyor. Bunu söylemekten utanıyorum. Hayvanlara yönelik cinsel istismar vakalarında da ülkemizin üst sıralarda yer aldığına ilişkin iddialar var.
Dünyanın en yoksul 48 ülkesinin 22'sinin Müslüman ülkeler olması da üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konu. Üstelik bu ülkelerin birçoğunda yönetim, son derece zengin ve ayrıcalıklı kesimlerin elinde.
Ülkemize gelen bazı Müslüman ülke yöneticileri büyük paralar harcıyor, mal mülk sahibi oluyor, topraklarımızı satın alıyorlar. Aynı ülkelerin yoksul insanları ise kendi ülkelerindeki şartlardan kaçarak Türkiye'ye geliyor. Onları da burada besliyor, yedirip içiriyoruz.
Ben size soruyorum, sayın basın mensupları: Biz enayi miyiz, salak mıyız?
Bir gazeteci araya giriyor:
“Efendim, buna Müslüman ülkeler arasındaki dayanışma diyebiliriz.”
Hasan cevap veriyor:
“Komik bir arkadaşsın sen!”
Peki, bu 22 Müslüman ülke, yanı başlarındaki Filistin'e sırtlarını dönüp İsrail'in saldırılarını görmezden gelmediler mi? Binlerce Müslümanın katledilmesini seyretmediler mi?
İsrail, varlığı ve politikaları itibarıyla Orta Doğu'da barışın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Geçtiğimiz mübarek Ramazan ayının son günlerinde Kudüs ve Gazze başta olmak üzere Filistinlilere yönelik saldırılar yeniden gündeme gelmedi mi? Hedef gözetmeksizin günlerce devam eden kanlı saldırılarda, aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun da bulunduğu insanlar hayatını kaybetmedi mi?
Türkiye'nin öncülüğünü yaptığı bir grup ülke, İsrail'in saldırılarına karşı sesini yükselterek harekete geçti. Ancak bu girişimlerin başarılı olduğunu söylemek güç.
Buna karşılık, insan hakları söz konusu olduğunda ön saflarda yer alan Avrupa ülkeleri, bu süreçte adeta sessizliğe büründü. İsrail'in saldırılarına karşı ortak ve etkili bir tavır sergileyemediler.
Avrupa ülkelerinin bir kısmı yaşananları görmezden gelirken bir kısmı da İsrail'e açık destek verdi.
Örneğin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmelerde bölgedeki gerilimden Hamas'ı sorumlu tuttu ve İsrail'in meşru müdafaa hakkını savundu.
İsrail'in saldırıları karşısında Filistinlilerin yaşadığı acıların yeterince dikkate alınmaması, Avrupa'nın tutumuna yönelik eleştirileri artırdı. Saldırıların sorumluluğunun tek taraflı biçimde Filistin'e yüklenmesi ise en hafif tabirle trajikomik bir durumdur.
Bu konudaki düşüncelerimi yeterince ifade ettiğimi düşünüyorum.
Dünyanın En Güzel Dini Bizim Dinimiz!
Dünyanın en güzel dini bizim dinimiz! Peki, ya yaşadıklarımız?
Haftanın altı günü kul hakkı yedin, üstüne zina yaptın. Biraz da taciz, tecavüz, adam kayırma ve rüşvet… Bunlar da eksik olmasın!
Ama dur, hemen karalar bağlama! Yarın cuma. Hadi, yine iyisin; yırttın!
Cumada bir güzel dua et, bütün bunların affedildiğini düşün!
Şüphen olmasın; üç aylar geldiğinde, hele bir de Ramazan ayında Kadir Gecesi'nde, bütün günahların sıfırlanır, pürüpak olursun!
Yeter ki ayda yılda bir Allah'a ibadet ettiğini göster. Dualarını en yüksek sesle oku. Cami bahçesinde abdest alırken biraz oyalan, çevrendekilere kendini göster. Gerisi kendiliğinden gelir!
Elbette bunlar, dini kendi çıkarlarına alet edenlerin ve inançla davranışları arasındaki çelişkiyi görmezden gelenlerin eleştirisidir. Çünkü gerçek inanç, yalnızca ibadetle değil; dürüstlükle, adaletle ve kul hakkına saygıyla da yaşanır.
Bir Fıkra, Bir Gerçek!
Amerika'dan bir heyet, kadın haklarını incelemek amacıyla Orta Doğu'ya gelir.
Bir de ne görsünler! Adam önde, kadın arkasından yürüyor.
Heyet, adama gerekli uyarıyı yapar:
“Bu kadına eziyet etme! Yükü de birlikte taşıyın. Yine geleceğiz!”
Aradan bir süre geçer. Heyet yeniden gelir. Bu kez kadın, adamın iki yüz metre önünde yürümektedir.
Heyet, adamı tebrik etmek için yanına yaklaşır. Ancak adamın açıklaması bambaşkadır:
“Burası mayın arazisi. O yüzden karım önden gidiyor!”
Saygılarımla…