seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Av. ÖZCAN BAKIRCI

facebook-paylas
OKUL SALDIRGANLARI ÖNCEDEN TESPİT EDİLEBİLİR Mİ?
Tarih: 04-11-2026 19:11:00 Güncelleme: 04-11-2026 19:11:00


Me­nek­şe Tok­yay, Yeni Yal­nız­lar: Di­ji­tal Çağın Ço­cuk­la­rı adlı ki­ta­bın­da, ça­ğı­mı­zın önem­li çe­liş­ki­le­rin­den bi­ri­ne dik­kat çe­ki­yor: Bir­bi­ri­ne hiç ol­ma­dı­ğı kadar bağlı gö­rü­nen ço­cuk­lar, ger­çek ha­yat­ta gi­de­rek yal­nız­la­şı­yor. Ek­ran­lar ara­cı­lı­ğıy­la dün­ya­nın her kö­şe­si­ne ula­şa­bi­len ço­cuk­lar, bazen en ya­kın­da­ki in­san­la, aile­siy­le, öğ­ret­me­niy­le ya da ar­ka­da­şıy­la bile sağ­lık­lı bir bağ ku­ra­mı­yor.

 

Peki, ço­cuk­la­rın bu yal­nız­lı­ğı ne zaman bir top­lum­sal so­ru­na dö­nü­şü­yor? Daha da önem­li­si, okul­lar­da ya­şa­nan sal­dı­rı­lar­dan önce teh­li­ke­nin işa­ret­le­ri­ni gö­re­bil­mek müm­kün mü?

 

Her ola­yın ken­di­ne özgü ne­den­le­ri ve ko­şul­la­rı var. Ancak ya­şa­nan­la­rın ar­dın­dan top­lu­mun sor­du­ğu soru ortak: Bu nok­ta­ya ge­lin­me­den önce bir şey­ler fark edi­le­mez miydi?

 

Bir ço­cu­ğun şid­de­te yö­nel­me­si­ni ön­ce­den kesin ola­rak tah­min etmek müm­kün değil. Ancak bazı va­ka­lar­da sal­dı­rı­dan önce gö­rü­len işa­ret­le­ri fark etmek ve za­ma­nın­da mü­da­ha­le etmek müm­kün. Sorun, bu işa­ret­le­rin her zaman gö­rül­me­me­si kadar, gö­rül­dü­ğün­de de önem­sen­me­me­si.

 

Bir okul sal­dı­rı­sı çoğu zaman bir anda ger­çek­le­şen, geç­mi­şi ol­ma­yan bir olay gibi al­gı­la­nı­yor. Oysa bazı va­ka­lar­da açık teh­dit­ler, sal­dı­rı plan­la­rı, hedef gös­te­ren me­saj­lar veya şid­det ha­zır­lı­ğı­na iliş­kin be­lir­ti­ler bu­lu­na­bi­li­yor. Bun­la­rı er­gen­lik dö­ne­mi­nin öf­ke­si, dik­kat çekme ça­ba­sı ya da ge­çi­ci bir dav­ra­nış bo­zuk­lu­ğu diye ge­çiş­tir­mek ciddi so­nuç­lar do­ğu­ra­bi­lir.

 

El­bet­te içine ka­pa­nan, ar­ka­daş­la­rın­dan uzak­la­şan, öf­ke­li dav­ra­nan ya da şid­det içe­rik­li bil­gi­sa­yar oyun­la­rı oy­na­yan her çocuk po­tan­si­yel bir sal­dır­gan de­ğil­dir. Böyle bir yak­la­şım, ço­cuk­la­rı dam­ga­la­mak­tan başka bir işe ya­ra­maz. Üs­te­lik şid­de­te yö­ne­len ço­cuk­la­rı ön­ce­den be­lir­le­ye­bi­lecek gü­ve­ni­lir bir ki­şi­lik pro­fi­li de bu­lun­mu­yor.

 

Ancak bir ço­cu­ğun be­lir­li ki­şi­le­ri hedef alan teh­dit­ler­de bu­lun­ma­sı, oku­lu­na sal­dır­mak­tan söz et­me­si, ey­le­mi­ni nasıl ger­çek­leş­ti­re­ce­ği­ne iliş­kin ay­rın­tı­lar pay­laş­ma­sı ya da somut ha­zır­lık­lar yap­ma­sı cid­di­ye alın­ma­lı­dır. Özel­lik­le bu dav­ra­nış­la­ra yoğun düş­man­lık, umut­suz­luk ve baş­ka­la­rı­na zarar verme ni­ye­ti eşlik edi­yor­sa zaman kay­bet­me­den ha­re­ke­te ge­çil­me­li­dir.

Bu­ra­da­ki temel ayrım, fark­lı dav­ra­nan ço­cu­ğu teh­li­ke­li ilan et­mek­le ger­çek bir teh­li­ke­nin işa­ret­le­ri­ni gör­mek ara­sın­da­dır.

 

Peki, biz ço­cuk­la­rı­mı­zı ne kadar ta­nı­yo­ruz?

 

Bir ço­cu­ğun okul ba­şa­rı­sı­nı, sınav not­la­rı­nı, te­le­fon ba­şın­da ge­çir­di­ği za­ma­nı bi­li­yo­ruz. Peki, okul­da kim ta­ra­fın­dan dış­lan­dı­ğı­nı, hangi ar­ka­da­şı­nın onu in­cit­ti­ği­ni, ken­di­si­ni ne zaman de­ğer­siz his­set­ti­ği­ni bi­li­yor muyuz? Eve gel­di­ğin­de oda­sı­na çe­kil­me­si­ni çoğu zaman sorun çı­kar­ma­ma­sı ola­rak yo­rum­lu­yo­ruz. Ses­siz­li­ği­ni huzur, kendi dün­ya­sı­na ka­pan­ma­sı­nı da ba­ğım­sız­lık sa­ya­bi­li­yo­ruz.

 

Oysa ses­siz­lik her zaman hu­zu­run işa­re­ti de­ğil­dir. Bazen an­la­ta­cak­la­rı­nı din­le­yecek bi­ri­ni bu­la­ma­yan çocuk sus­ma­yı öğ­re­nir. Duy­gu­la­rı kü­çüm­se­nen, so­run­la­rı ha­fi­fe alı­nan ya da sü­rek­li baş­ka­la­rıy­la kı­yas­la­nan bir çocuk, ya­şa­dı­ğı sı­kın­tı­la­rı pay­laş­mak­tan vaz­ge­çe­bi­lir.

 

Me­nek­şe Tok­yay’ın Yeni Yal­nız­lar: Di­ji­tal Çağın Ço­cuk­la­rı ki­ta­bı­nı bu açı­dan oku­mak önem­li. Di­ji­tal dün­ya­da yüz­ler­ce ki­şiy­le ile­ti­şim ku­ra­bil­mek, ger­çek ha­yat­ta bi­ri­ne gü­ve­ne­bil­mek an­la­mı­na gel­mi­yor. Sos­yal med­ya­da gö­rü­nür olmak, an­la­şıl­mak­la aynı şey değil. Çev­ri­mi­çi ka­la­ba­lık­la­rın or­ta­sın­da ken­di­si­ni ya­pa­yal­nız his­se­den ço­cuk­la­rın var­lı­ğı­nı gör­mez­den ge­le­me­yiz.

 

Ancak di­ji­tal yal­nız­lı­ğı okul sal­dı­rı­la­rı­nın tek ne­de­ni ola­rak gös­ter­mek de doğru değil. Yal­nız­lık ya­şa­yan ço­cuk­la­rın büyük ço­ğun­lu­ğu şid­de­te yö­nel­mi­yor. Akran zor­ba­lı­ğı, aile içi so­run­lar, dış­lan­ma, ağır ka­yıp­lar ve ruh­sal sı­kın­tı­lar da tek baş­la­rı­na sal­dır­gan­lı­ğın açık­la­ma­sı sa­yı­la­maz. Me­se­le, bu de­ne­yim­le­rin bir çocuk üze­rin­de­ki et­ki­si­ni an­la­mak ve somut risk be­lir­ti­le­ri or­ta­ya çık­tı­ğın­da ge­rek­li des­te­ği sağ­la­ya­bil­mek.

 

Te­le­fo­nu ço­cu­ğun elin­den almak kolay. Asıl zor olan, o te­le­fo­nun ar­ka­sın­da nasıl bir hayat ya­şan­dı­ğı­nı an­la­mak.

 

Okul­lar­da­ki reh­ber­lik hiz­met­le­ri de bu ne­den­le ha­ya­ti önem ta­şı­yor. Reh­ber­lik ser­vis­le­ri yal­nız­ca sınav kay­gı­sı ya­şa­yan veya ders­le­rin­de ba­şa­rı­sız olan öğ­ren­ci­ler­le il­gi­le­nen bi­rim­ler ola­rak gö­rül­me­me­li. Öğ­ren­ci­le­rin ar­ka­daş­lık iliş­ki­le­ri, dış­lan­ma de­ne­yim­le­ri, dav­ra­nış de­ği­şik­lik­le­ri ve gü­ven­lik­le­ri de iz­len­me­li. Öğ­ret­men­le­rin, reh­ber öğ­ret­men­le­rin, okul yö­ne­tim­le­ri­nin ve ge­rek­ti­ğin­de çocuk ruh sağ­lı­ğı uz­man­la­rı­nın iş bir­li­ği ya­pa­bi­le­ce­ği et­ki­li bir sis­tem ku­rul­ma­lı.

 

Aile­ler ço­cuk­la­rıy­la yal­nız­ca ba­şa­rı­la­rı üze­rin­den iliş­ki kur­mak­tan vaz­geç­me­li. “Bugün kaç aldın?” so­ru­su­nun ya­nı­na “Bugün seni üzen bir şey oldu mu?” so­ru­su­nu da ek­le­me­li. Ço­cuk­la­rın an­lat­tık­la­rı­nı hemen öğüt­le, azar­lar­la ya da yar­gı­lar­la kar­şı­la­mak ye­ri­ne din­le­me­li. Çünkü ya­şa­dı­ğı so­ru­nu an­lat­tı­ğın­da ce­za­lan­dı­rı­la­ca­ğı­nı dü­şü­nen çocuk, bir son­ra­ki sefer sus­ma­yı ter­cih ede­bi­lir.

 

Dev­le­tin so­rum­lu­lu­ğu ise okul ka­pı­sı­na gü­ven­lik gö­rev­li­si koy­mak­la sı­nır­lı değil. Okul­lar­da ye­ter­li uzman per­so­ne­lin bu­lun­ma­sı, çocuk ruh sağ­lı­ğı hiz­met­le­ri­ne eri­şi­min ko­lay­laş­tı­rıl­ma­sı, teh­dit­le­rin cid­di­yet­le de­ğer­len­di­ril­me­si ve öğ­ren­ci­le­rin gü­ven­le bil­di­rim ya­pa­bi­le­ce­ği me­ka­niz­ma­la­rın oluş­tu­rul­ma­sı ge­re­ki­yor. Gü­ven­lik po­li­ti­ka­la­rı, bütün ço­cuk­la­rı şüp­he­li sayan bir gö­ze­tim an­la­yı­şı­na değil, somut risk­le­ri za­ma­nın­da de­ğer­len­di­ren, hu­ku­ka ve çocuk hak­la­rı­na uygun bir yak­la­şı­ma da­yan­ma­lı.

 

Öğ­ret­men­ler­den de­dek­tif ol­ma­la­rı­nı, aile­ler­den de her teh­li­ke­yi tek baş­la­rı­na fark et­me­le­ri­ni bek­le­ye­me­yiz. Ancak bir ço­cu­ğun açık teh­dit­le­ri­ni “ço­cuk­tur, söy­ler” diye ge­çiş­tir­me­mek, yar­dım çağ­rı­la­rı­nı duy­mak ve ge­rek­ti­ğin­de uz­man­la­ra baş­vur­mak he­pi­mi­zin so­rum­lu­lu­ğu.

 

Okul sal­dı­rı­la­rın­dan sonra sık sık aynı cüm­le­le­ri du­yu­yo­ruz: “Kim­se­nin ak­lı­na gel­mez­di.” “Çok nor­mal bir ço­cuk­tu.” “Keşke ön­ce­den fark edil­sey­di.”
Belki de asıl sorun, ço­cuk­la­rı yal­nız­ca bir fe­la­ket ya­şan­dı­ğın­da fark et­me­miz­dir. Öf­ke­len­dik­le­rin­de sus­tu­ru­yor, ba­şa­rı­sız ol­duk­la­rın­da yar­gı­lı­yor, iç­le­ri­ne ka­pan­dık­la­rın­da kendi hâl­le­ri­ne bı­ra­kı­yo­ruz. Sonra kor­kunç bir olay ya­şan­dı­ğın­da geç­mi­şe dönüp işa­ret­ler arı­yo­ruz.

 

Oysa ön­ce­den tes­pit etmek, ge­le­ce­ği kesin ola­rak bil­mek de­ğil­dir. Her ço­cu­ğun dav­ra­nı­şın­dan bir teh­li­ke se­nar­yo­su çı­kar­mak da de­ğil­dir. Asıl me­se­le, somut teh­dit­le­ri ve sal­dı­rı ha­zır­lık­la­rı­nı za­ma­nın­da fark etmek; sı­kın­tı ya­şa­yan ço­cu­ğu dam­ga­la­ma­dan des­tek­le­mek ve baş­ka­la­rı­na zarar verme riski or­ta­ya çık­tı­ğın­da ge­rek­li mü­da­ha­le­yi ge­cik­tir­me­mek­tir.

 

Ço­cuk­la­rı­mı­zın ekran ba­şın­da ne kadar kal­dı­ğı­nı bi­li­yo­ruz. Peki, iç dün­ya­la­rın­da neler ya­şan­dı­ğı­nı ger­çek­ten bi­li­yor muyuz?

 

Belki de okul sal­dı­rı­la­rı­nı ön­le­mek için önce bu so­ru­ya dü­rüst­çe cevap ver­me­miz ge­re­ki­yor. Çünkü bir ço­cu­ğun şid­de­te yö­nel­me­si­ni en­gel­le­mek, yal­nız­ca sal­dı­rı­dan önce bir işa­re­ti ya­ka­la­mak değil; o ço­cu­ğun şid­de­ti bir çıkış yolu ola­rak gör­me­si­ne kadar uza­nan sü­re­ci müm­kün ol­du­ğun­ca erken fark ede­bil­mek­tir.



Bu yazı 1 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI