Ruh – Zihin – Beden Bütünlüğü Üzerine
Yaz mevsimi sadece havaların ısınması değildir…
Yaz; insanın içindeki ışığın görünmek istemesidir.
Güneş yükseldikçe beden daha çok hareket etmek ister, ruh hafiflemek ister, zihin ise yüklerini bırakmaya başlar. Çünkü doğa bize her yaz aynı şeyi fısıldar:
“Biraz yavaşla… biraz hafifle… biraz kendine dön…”
Modern hayatın temposunda çoğu zaman bedenimizi yoruyor, zihnimizi susturamıyor ve ruhumuzu ihmal ediyoruz. Oysa gerçek denge; yalnızca fiziksel olarak iyi görünmek değil, içeride huzurlu hissedebilmektir.
Yaz ayları bu yüzden çok kıymetlidir.
Çünkü doğa bu dönemde insanı yeniden düzenler.
Deniz kenarında alınan derin bir nefes…
Sabah güneşinin tene değmesi…
Toprağa çıplak ayak basmak…
Bir ağacın gölgesinde sessizce oturmak…
Bunların hepsi aslında beden kadar ruhu da besler.
Zihin ise en çok sadeleşmeye ihtiyaç duyar. Sürekli düşünmek, kaygılanmak, yetişmeye çalışmak insanın enerjisini tüketir. Yaz mevsimi bize biraz “anda kalmayı” öğretir. Çünkü bazen en büyük şifa; hiçbir şey yapmadan sadece yaşamı hissedebilmektir.
Ruh-zihin-beden dengesi kurulduğunda insanın enerjisi değişir. Daha sakin konuşur, daha huzurlu hisseder, daha kolay nefes alır. İçsel yükler hafifledikçe beden de gevşemeye başlar.
Belki de bu yaz kendimize verebileceğimiz en büyük hediye şudur:
Kendimizi ihmal etmeyi bırakmak…
Daha çok güneşe çıkmak,
Daha çok gülmek,
Daha çok hissetmek,
Ve en önemlisi…
Kendimizle yeniden bağ kurmak.
Çünkü insan bazen sadece dinlenince değil, kendini hatırlayınca iyileşir.
Ruh–Zihin–Beden Denge Çalışmaları
@holistikiyilesme