Üsküdar Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda gözaltına alınanların sayısı 19’a ulaştı.
Dışarıdan bakıldığında ilk akla gelen isim doğal olarak Belediye Başkanı Sayın Sinem Dedetaş oluyor. Ancak mesele sadece görünen yüzle açıklanabilecek kadar basit değil.
Çünkü Sayın Dedetaş o koltuğa oturduğunda belediyenin kritik birimlerinde yıllardır görev yapan kadrolar yerlerini koruyordu. Özellikle imar, iskan, ruhsat ve yapı denetim gibi belediyenin en stratejik alanlarında görev yapan bazı isimler, önceki dönemden yeni döneme aynen taşındı.
Bugün yürütülen soruşturmalarda adı geçen bazı kişilerin de işte bu geçiş sürecinin aktörleri olduğu görülüyor.
Bu tabloda eksik kalan önemli isimlerden biri de dönemin Yapı Kontrol ve Denetimden Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Ayaz’dır.
Ben bunu neden söylüyorum?
Çünkü bizzat yaşadım.
14510240-11599-212720 sayılı dilekçeme tam 4 ay sonra cevap verilmişti. Verilen cevapta, İmar Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında 28.09.2023 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlendiği ve “yasal sürecin devam ettiği” belirtilmişti.
Konu; Medivia Hastanesi’nin kaçak tadilat ve inşaat faaliyetleriydi.
Ancak o tarihten sonra kaçak yapılaşma devam etti. Yapı tatil tutanaklarının fiiliyatta karşılığı olmadı. Defalarca görüşme talep etmeme rağmen sürekli oyalandım. Bazen bahaneler üretildi, bazen de muhatap bulamadım.
Elimde belgeler var.
Ben Aydın Coşkuntürk olarak Üsküdar Belediyesi ile ilgili görülecek tüm davalara müdahil olacak, adaletin ortaya çıkması için mücadele edeceğim.
Burada amacım birilerini hedef göstermek değil; gerçeklerin ortaya çıkmasına katkı sunmaktır.
Belki Sayın Sinem Dedetaş da artık bazı gerçekleri daha net görüyordur.
Çünkü yerel yönetim sadece seçim kazanmak değildir. Belediyeyi tanımak, kadroları analiz etmek, doğru insanla yanlış insanı ayırabilmek de yöneticiliğin önemli bir parçasıdır.
Üsküdar, siyasette ustalık isteyen bir ilçedir.
Yerel basını küçümsememek gerekir. Çünkü yerel basın sahayı görür, vatandaşın sesini duyar, sokaktaki nabzı tutar.
Ben Sayın Dedetaş’a daha seçim öncesinde bazı konular hakkında uyarılarda bulunmuş, özellikle Aşevi Derneği konusunda dikkatli olunması gerektiğini ifade etmiştim. Defalarca randevu talebinde bulundum. Ancak Üsküdar Haber Gazetesi’nin etkisi ve sahadaki karşılığı yeterince önemsenmedi.
Belki bugün yaşananlardan sonra yerel basının önemi daha iyi anlaşılır.
Ülkemizde belediyelerin üzerinde kara bulutların dolaştığı bu dönemde hepimizin sorumluluğu büyük.
Görevler gelip geçicidir.
Makamlar kalıcı değildir.
Geride bırakacağımız tek şey; vicdanımız, eserlerimiz ve insanların hafızasındaki yerimiz olacaktır.
Unutmayalım…
Bu dünyadan öbür tarafa giderken yolcu beraberinde sadece kefen götürebiliyor. Bu topraklar, bu bayrak ve bu devlet bizim şerefimizdir, namusumuzdur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, belediyeleri demokrasinin ve modernleşmenin temel taşı olarak görmüş; yerel yönetimlerin halk için taşıdığı önemi her fırsatta vurgulamıştır.
Belediyeler; vatandaşın daha iyi hizmet alabilmesi için milletin oylarıyla seçilen kişiler tarafından yönetilen kurumlardır.
Eğer belediye başkanları, yöneticiler, milletvekilleri ya da ülkeyi yönetenler; halkın vergileriyle ayakta duran bu kurumlara göz dikiyor, yolsuzluğa bulaşıyor ve kamu gücünü şahsi menfaatleri için kullanıyorsa, bu sadece bir suç değil; millete ve devlete ihanettir.
Devletin malına uzanan el, milletin geleceğine uzanmış demektir.
Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun; hukukun önünde hesap vermeli, adalet karşısında gereken cezayı almalıdır.
Çünkü bu ülke sahipsiz değildir.
Saygılarımla…