seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


TURHAN BAL

facebook-paylas
GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR ÜRETİM PUSULASI
Tarih: 13-10-2026 13:21:00 Güncelleme: 13-10-2026 13:22:00


Sev­gi­li dost­lar, ge­çen­ler­de kah­ve­mi yu­dum­lar­ken ak­lı­ma ta­kıl­dı: Hani hep deriz ya, "Kur­tu­luş Sa­va­şı’ndan yeni çık­mış bir ülke, yok­sul­luk için­de nasıl oldu da o koca fab­ri­ka­la­rı kurdu?" diye... Ger­çek­ten bü­yü­le­yi­ci bir hi­kâ­ye­dir o. 1923 İzmir İkti­sat Kong­re­si, ar­ka­sın­dan gelen Sü­mer­bank­lar, Eti­bank­lar, şeker fab­ri­ka­la­rı, o meş­hur "kendi ken­di­ne yeten ülke" ide­ali...

 

Sonra kendi ken­di­me sor­dum: Ara­dan yüz­yıl geçti, dünya bam­baş­ka bir yere ev­ril­di. Peki, o gün­le­rin o fe­da­kar, o akıl­cı üre­tim eko­no­mi­si ve gi­ri­şim mo­de­li bugün hâlâ işi­mi­ze yarar mı? Yoksa mü­ze­de sak­la­ya­ca­ğı­mız tatlı bir nos­tal­ji­den mi iba­ret?

 

Gelin, biraz dert­le­şe­lim.

 

Bana so­rar­sa­nız yanıt ne "Aynen ge­çer­li­dir" kadar basit, ne de "Artık devir de­ğiş­ti, geç bun­la­rı" di­yecek kadar yü­zey­sel. İşin sırrı, o günkü mo­de­lin ru­hu­nu ya­ka­la­yıp bu­gü­nün tek­no­lo­ji­siy­le gün­cel­le­mek­te.

 

O Gün Ne Yap­mış­tık?


Bir ha­tır­la­ya­lım... Cum­hu­ri­yet’in ilk yıl­la­rın­da elde avuç­ta para yoktu, ye­tiş­miş insan kay­na­ğı par­mak­la gös­te­ri­lecek kadar azdı. Ama müt­hiş bir irade vardı.

 

Ne ya­pıl­dı? Pamuk biz­dey­di, do­ku­ma fab­ri­ka­sı ku­rul­du. Pan­car biz­dey­di, şeker fab­ri­ka­sı ku­rul­du. Yani el­de­ki ham­mad­de neyse, ona uygun yerli sa­na­yi inşa edil­di. Dev­let, özel sek­tö­rün gü­cü­nün yet­me­di­ği yerde elini taşın al­tı­na koydu, biz­zat gi­ri­şim­ci oldu. Ama bunu ya­par­ken yerli tüc­ca­rı, gi­ri­şim­ci­yi de ez­me­di; İş Ban­ka­sı’yla, teş­vik­ler­le des­tek­le­di. En önem­li­si de dış borca bo­ğul­ma­dan, kendi im­kan­la­rıy­la ba­şar­dı bunu.

 

Bugün Dünya Ne­re­ye Ko­şu­yor?


Şimdi bu­gü­ne dö­ne­lim... Bi­li­yo­rum, artık devir in­ter­net, yapay zeka ve mik­ro­çip devri. Ama son bir­kaç yılda ya­şa­dık­la­rı­mı­za bir bakın: Pan­de­mi­de maske bu­la­ma­dık, sa­vaş­lar yü­zün­den tahıl ve ener­ji krizi ka­pı­mı­za da­yan­dı. Kü­re­sel­leş­me de­dik­le­ri o süslü rüya ça­tır­da­dı.

 

Meğer ney­miş? "Nasıl olsa dı­şa­rı­dan ucuza alı­yo­ruz" demek ha­ya­ti risk­miş. Dünya dev­le­ri bile şimdi kri­tik ürün­ler­de kendi ken­di­ne ye­te­bil­me­nin pe­şi­ne düştü. Yani an­la­ya­ca­ğı­nız, Cum­hu­ri­yet’in ilk yıl­la­rın­da­ki o "kendi gö­be­ği­ni kendi kesme" man­tı­ğı, bugün ye­ni­den kü­re­sel bir zo­run­lu­luk ha­li­ne geldi.

 

Peki, Bu Model Bu­gü­ne Nasıl Uyar­la­nır?


İşte zur­na­nın zırt de­di­ği yer bu­ra­sı. Bugün kal­kıp 1930’ların fab­ri­ka­la­rı­nı bi­re­bir ku­ra­cak ha­li­miz yok. Ama o man­tı­ğı bu­gü­ne şöyle en­teg­re ede­bi­li­riz:

 

Fab­ri­ka Kuran Dev­let­ten, Tek­no­lo­ji­yi Des­tek­le­yen Dev­le­te: Dün Sü­mer­bank kumaş üre­ti­yor­du. Bugün dev­let; çip üre­ti­mi, yapay zeka, ye­ni­le­ne­bi­lir ener­ji ve bi­yo­tek­no­lo­ji gibi yük­sek risk­li ve büyük ser­ma­ye is­te­yen alan­lar­da öncü ol­ma­lı. Riski üst­le­nip özel sek­tö­rün önünü aç­ma­lı.

 

Ya­zı­lım­da ve Sa­na­yi­de Yer­li­leş­me: O dönem ku­ma­şı, şe­ke­ri yer­li­leş­tir­miş­tik; bugün sa­na­yi­de kul­lan­dı­ğı­mız yük­sek tek­no­lo­ji­li ara mal­la­rı ve ya­zı­lım­la­rı yer­li­leş­tir­me­li­yiz.

 

Di­ji­tal Sü­mer­bank­lar (Start-up Eko­sis­tem­le­ri): Sü­mer­bank sa­de­ce bir fab­ri­ka de­ğil­di; okulu, kreşi, spor ku­lü­büy­le bir yaşam ala­nıy­dı. Bu­gü­nün "Sü­mer­bank ruhu", genç­le­rin fi­kir­le­ri­ni bü­yüt­tü­ğü tek­no­park­lar­da, ku­luç­ka mer­kez­le­rin­de ya­şa­ma­lı.

 

Top­ra­ğa ve Ta­rı­ma Dönüş: "Köylü mil­le­tin efen­di­si­dir" sözü laf olsun diye söy­len­me­di. İklim kri­zi­nin ka­pı­da ol­du­ğu şu çağda, akıl­lı tarım ve ko­ope­ra­tif­çi­lik­le gıda gü­ven­li­ği­mi­zi ga­ran­ti­ye almak zo­run­da­yız. Dı­şa­rı­dan buğ­day, saman ithal ede­rek üre­tim eko­no­mi­si olun­maz.

 

Sözün Özü...
Dost­lar, "Kur­tu­luş Sa­va­şı son­ra­sı üre­tim mo­de­li bugün uy­gu­la­na­bi­lir mi?" so­ru­su­nun özeti şudur:

Biz 1920’lerin üre­tim araç­la­rı­nı bugün aynen kul­la­na­ma­yız, doğru. Ama o günkü üre­tim ira­de­si­ni, milli kay­nak­la­ra gü­ven­me ak­lı­nı ve plan­lı kal­kın­ma di­sip­li­ni­ni bal gibi de uy­gu­la­rız.

 

Üret­me­den tü­ke­ten, sa­de­ce borç­la çarkı dön­dür­me­ye ça­lı­şan sis­tem­le­rin tı­kan­dı­ğı bir çağ­da­yız. Yüz yıl önce kül­le­rin­den doğan o ruh, bugün çip fab­ri­ka­la­rın­da, ya­zı­lım ofis­le­rin­de, yeşil ener­ji tar­la­la­rın­da ye­ni­den can­lan­ma­yı bek­li­yor.

 

Yeter ki tü­ket­me­nin ko­lay­lı­ğı­na değil, üret­me­nin gu­ru­ru­na talip ola­lım.

 

Ne der­si­niz, sizce de o ruhu ha­tır­la­ma­nın za­ma­nı gel­me­di mi?

 

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.


Sevgi ve selam...



Bu yazı 18 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI