seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


TURHAN BAL

facebook-paylas
BİR KALEMİN İZİNDE: UĞUR MUMCU, RAHATSIZ OLAN GÜÇLER VE TÜRKİYE’DE SERMAYENİN SESSİZ EL DEĞİŞTİRMESİ
Tarih: 02-02-2026 02:57:00 Güncelleme: 02-02-2026 02:57:00


Uğur Mumcu yal­nız­ca bir ga­ze­te­ci de­ğil­di; o, Tür­ki­ye’nin ka­ran­lık­ta bı­ra­kıl­mış güç iliş­ki­le­ri­ni gö­rü­nür kıl­ma­ya ça­lı­şan bir araş­tır­ma­cıy­dı. Ya­zı­la­rı, ki­tap­la­rı ve dos­ya­la­rı; dev­let, si­ya­set, ser­ma­ye ve ulus­la­ra­ra­sı iliş­ki­ler ara­sın­da­ki gi­rift bağ­la­rı de­şif­re et­me­ye yö­nel­miş­ti. Bu ne­den­le onun ka­le­mi, yal­nız­ca bi­rey­le­ri değil; dü­ze­ni, çıkar ağ­la­rı­nı ve yer­le­şik güç mer­kez­le­ri­ni ra­hat­sız etti. Mumcu’nun ra­hat­sız et­ti­ği şey tek tek in­san­lar değil, bir sis­tem­di.

 

Uğur Mumcu’nun araş­tır­ma­la­rı­nın mer­ke­zin­de ge­nel­lik­le üç ana baş­lık bu­lu­nu­yor­du: dev­let için­de­ki ya­pı­lan­ma­lar, si­ya­set–ser­ma­ye iliş­ki­le­ri ve dış bağ­lan­tı­lı güç odak­la­rı. Silah ka­çak­çı­lı­ğın­dan ta­ri­kat–si­ya­set iliş­ki­le­ri­ne, uyuş­tu­ru­cu ti­ca­re­tin­den te­rö­rün fi­nans­ma­nı­na kadar uza­nan bu baş­lık­lar, Tür­ki­ye’de “ko­nu­şul­ma­ma­sı ge­re­ken” alan­la­ra işa­ret edi­yor­du. Mumcu’nun farkı, bu alan­la­rı soyut id­di­alar­la değil; belge, isim ve bağ­lan­tı­lar­la ele al­ma­sıy­dı. İşte ra­hat­sız­lık tam da bu­ra­da baş­lı­yor­du.

 

Soğuk Savaş yıl­la­rı, Tür­ki­ye’de ser­ma­ye bi­ri­ki­mi­nin ve si­ya­sal yö­ne­li­min ye­ni­den şe­kil­len­di­ği bir dö­nem­di. Dev­le­tin “milli gü­ven­lik” ge­rek­çe­siy­le oluş­tur­du­ğu bazı ya­pı­lar, za­man­la de­ne­tim dı­şı­na çıktı. Mumcu, bu ya­pı­la­rın yal­nız­ca ide­olo­jik değil, aynı za­man­da eko­no­mik bir zemin üze­rin­de yük­sel­di­ği­ni gös­te­ri­yor­du. Silah ti­ca­re­ti, ka­çak­çı­lık, kayıt dışı fi­nans ve ulus­la­ra­ra­sı is­tih­ba­rat iliş­ki­le­ri; ser­ma­ye­nin gö­rün­me­yen ka­nal­la­rı­nı oluş­tu­ru­yor­du. Bu ser­ma­ye, üre­tim­den değil; kriz­den, ka­os­tan ve be­lir­siz­lik­ten bes­le­ni­yor­du.


1980 dar­be­si, Tür­ki­ye’de yal­nız­ca si­ya­sal bir kı­rıl­ma değil; aynı za­man­da büyük bir eko­no­mik ve sı­nıf­sal dö­nü­şüm ya­rat­tı. Kamu ağır­lık­lı eko­no­mi tas­fi­ye edi­lir­ken, özel­leş­tir­me ve ser­best pi­ya­sa po­li­ti­ka­la­rı hız ka­zan­dı. Ancak bu dö­nü­şüm, şef­faf ve adil bir ser­ma­ye bi­ri­ki­miy­le değil; ay­rı­ca­lık­lar, si­ya­sal ya­kın­lık­lar ve trans­fer­ler­le ger­çek­leş­ti. Uğur Mumcu, bu sü­re­cin arka pla­nın­da kim­le­rin ka­zan­dı­ğı­nı, kim­le­rin kay­bet­ti­ği­ni sor­gu­lu­yor­du. So­ru­su netti: Ser­ma­ye nasıl el de­ğiş­tir­di ve kim­le­rin elin­de yo­ğun­laş­tı?

 

Mumcu’nun ya­zı­la­rın­da sıkça vur­gu­la­dı­ğı bir başka nokta da si­ya­sal İslam ile eko­no­mik çı­kar­la­rın ke­si­şi­miy­di. Dinî söy­lem­le meş­ru­laş­tı­rı­lan bazı ya­pı­la­rın, za­man­la ciddi bir eko­no­mik güç ha­li­ne gel­me­si te­sa­düf de­ğil­di. Bu ya­pı­lar, hem dev­let­le hem de ulus­la­ra­ra­sı ak­tör­ler­le kur­duk­la­rı iliş­ki­ler sa­ye­sin­de bü­yü­dü. Uğur Mumcu, bu bü­yü­me­nin ar­ka­sın­da­ki fi­nan­sal kay­nak­la­rı ve si­ya­sal hi­ma­ye­yi ir­de­le­di. Bu ir­de­le­me, yal­nız­ca ide­olo­jik değil; doğ­ru­dan eko­no­mik bir teh­dit ola­rak al­gı­lan­dı.

 

Peki bu de­ği­şi­mi ger­çek kılan bir si­ya­si olu­şum var mıydı? As­lın­da yanıt, tek bir parti ya da tek bir dö­nem­le sı­nır­lı değil. Tür­ki­ye’de 1980 son­ra­sı si­ya­set, büyük öl­çü­de eko­no­mi­yi be­lir­le­yen bir araç ha­li­ne geldi. İkti­dar de­ğiş­tik­çe, ser­ma­ye grup­la­rı da de­ğiş­ti. Ancak yön­tem­ler büyük öl­çü­de ben­zer kaldı: kamu kay­nak­la­rı­nın ak­ta­rı­mı, ihale sis­tem­le­ri, teş­vik­ler ve dü­zen­le­me­ler. Mumcu’nun işa­ret et­ti­ği teh­li­ke, tam da bu sü­rek­li­lik­ti. İsim­ler de­ği­şi­yor, ama düzen ko­ru­nu­yor­du.

 

Bugün ya­şa­dı­ğı­mız eko­no­mik kı­rıl­ma­la­rın bir ucu bu­ra­ya da­ya­nı­yor mu? Bu soru, yal­nız­ca ta­rih­sel bir merak değil; gün­cel bir zo­run­lu­luk­tur. Tür­ki­ye eko­no­mi­si­nin kro­nik so­run­la­rı ara­sın­da yer alan gelir da­ğı­lı­mı ada­let­siz­li­ği, üre­tim­siz­lik, dışa ba­ğım­lı­lık ve fi­nan­sal kı­rıl­gan­lık; geç­miş­te ya­pı­lan ter­cih­le­rin bir so­nu­cu­dur. Üre­tim ye­ri­ne ran­tın, plan­la­ma ye­ri­ne kısa va­de­li ka­zan­cın, şef­faf­lık ye­ri­ne sa­da­ka­tin ter­cih edil­me­si; bu kı­rıl­ma­la­rı de­rin­leş­tir­miş­tir.

 

Uğur Mumcu’nun asıl ra­hat­sız edici yanı, yal­nız­ca geç­mi­şi an­lat­ma­sı değil; ge­le­ce­ğe dair uya­rı­lar yap­ma­sıy­dı. Onun ya­zı­la­rın­da sıkça rast­la­nan “Bu bir te­sa­düf değil” vur­gu­su, ya­şa­nan­la­rın sis­te­ma­tik ol­du­ğu­na işa­ret edi­yor­du. Bugün ya­şa­nan eko­no­mik dal­ga­lan­ma­lar, ani kriz­ler ya da kur şok­la­rı; yal­nız­ca gün­cel po­li­ti­ka­la­rın so­nu­cu değil, uzun yıl­lar bo­yun­ca bi­ri­ken ya­pı­sal so­run­la­rın dı­şa­vu­ru­mu­dur.

 

Mumcu’nun öl­dü­rül­me­si, sa­de­ce bir ga­ze­te­ci­nin sus­tu­rul­ma­sı değil; aynı za­man­da bir sor­gu­la­ma ge­le­ne­ği­ne darbe vu­rul­ma­sıy­dı. Ancak onun bı­rak­tı­ğı so­ru­lar hâlâ or­ta­da du­ru­yor. Ser­ma­ye kim­le­rin elin­de yo­ğun­la­şı­yor? Si­ya­set kimin adına karar alı­yor? Dev­let, kamu ya­ra­rı­nı mı yoksa be­lir­li çıkar grup­la­rı­nı mı gö­ze­ti­yor?

 

Bu so­ru­la­ra yanıt ara­mak, yal­nız­ca geç­miş­le yüz­leş­mek değil; ge­le­ce­ği inşa etmek açı­sın­dan da ha­ya­ti önem­de­dir. Uğur Mumcu’nun mi­ra­sı, bir kişi ya da bir dö­nem­le sı­nır­lı de­ğil­dir. O miras, eleş­ti­rel aklı, ba­ğım­sız ga­ze­te­ci­li­ği ve hesap sorma kül­tü­rü­nü tem­sil eder. Bugün ya­şa­dı­ğı­mız eko­no­mik ve si­ya­sal so­run­la­rın kö­ken­le­ri­ni an­la­mak is­ti­yor­sak, Mumcu’nun aç­tı­ğı iz­le­ri takip etmek zo­run­da­yız.



Bu yazı 4703 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI