beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


TURHAN BAL

facebook-paylas
28 BİN LİRA İLE BİR YIL: HAYAT MI BU, MÜCADELE Mİ?
Tarih: 11-01-2026 13:49:00 Güncelleme: 11-01-2026 13:49:00


As­ga­ri ücret açık­lan­dı: 28.075 TL. Kâğıt üze­rin­de yu­var­lak, ku­la­ğa ilk anda “fena değil” gibi gelen bir rakam. Ama me­se­le zaten ra­ka­mın ken­di­si değil; o ra­kam­la ya­şan­ma­sı ge­re­ken koca bir yıl. Üs­te­lik art­ma­ya­ca­ğı baş­tan söy­len­miş bir yıl. İşte asıl soru bu­ra­da baş­lı­yor: Bir ça­lı­şan, 28.075 TL ile ne ya­pa­cak?

 

Bu so­ru­yu sor­mak bile artık lüks sa­yı­lı­yor. Çünkü cevap ara­ma­ya kalk­tı­ğı­nız­da kar­şı­nı­za çıkan tablo, eko­no­mik ol­mak­tan çok psi­ko­lo­jik, hatta sos­yo­lo­jik bir çö­kü­şü işa­ret edi­yor.

 

Bugün büyük şe­hir­ler­de or­ta­la­ma bir kira 15-20 bin lira ban­dın­da. Daha “mü­te­va­zı” semt­ler­de bile 12-13 bin li­ra­nın altı ne­re­dey­se yok. As­ga­ri üc­ret­li, ma­aşı­nı al­dı­ğı gün bunun ya­rı­sın­dan faz­la­sı­nı sa­de­ce ba­rın­ma­ya ayır­mak zo­run­da ka­lı­yor. Elekt­rik, su, do­ğal­gaz, in­ter­net ve te­le­fon ek­len­di­ğin­de ce­bin­de kalan para, artık ya­şa­ma­ya değil, ayak­ta kal­ma­ya ye­ti­yor.

 

Bes­len­me de­se­niz ayrı bir baş­lık. Mar­ket raf­la­rın­da fi­yat­lar her hafta de­ği­şi­yor. Et, süt, pey­nir artık “haf­ta­lık” değil, “aylık” plan­la­nan ürün­ler hâ­li­ne geldi. Seb­ze-mey­ve bile mev­si­min­de alı­nır­ken iki kez dü­şü­nü­lü­yor. Dı­şa­rı­da yemek yemek, bir ça­lı­şa­nın ayda bir ken­di­ne ver­di­ği küçük bir ödül ol­mak­tan çıktı; hesap ma­ki­ne­siy­le karar ve­ri­len bir har­ca­ma­ya dö­nüş­tü.

 

Ula­şım keza öyle. İşe git­mek için kul­la­nı­lan toplu ta­şı­ma, ma­aşın ses­siz se­da­sız eri­yen ka­lem­le­rin­den biri. Özel araç zaten hayal. Ben­zin, bakım, si­gor­ta; as­ga­ri üc­ret­li­nin ha­ya­tı­na uğ­ra­ma­yan ke­li­me­ler bun­lar. Şehir bü­yü­dük­çe me­sa­fe­ler uzu­yor, me­sa­fe­ler uza­dık­ça yok­sul­luk de­rin­le­şi­yor.

 

Ama me­se­le sa­de­ce ra­kam­sal değil. As­ga­ri üc­re­tin bir yıl bo­yun­ca art­ma­ya­cak ol­ma­sı, ça­lı­şa­nın ge­le­ce­ğe dair umut­la­rı­nı da don­du­ru­yor. Enf­las­yo­nun, fiyat ar­tış­la­rı­nın, bek­len­me­dik zam­la­rın ol­du­ğu bir ül­ke­de ge­li­rin sa­bit­len­me­si, as­lın­da ha­ya­tın pa­ha­lı­laş­ma­sı­na karşı sa­vun­ma­sız bı­ra­kıl­mak demek. Ça­lı­şan, her ay biraz daha fa­kir­le­şe­ce­ği­ni bi­li­yor. Bu bil­giy­le uya­nı­yor, bu bil­giy­le işe gi­di­yor.

 

Bir de gö­rün­me­yen ma­li­yet­ler var. Sağ­lık me­se­la. Dev­let has­ta­ne­sin­de ran­de­vu bu­la­ma­yan, özel has­ta­ne­ye gi­de­me­yen mil­yon­lar var. Eği­tim var. Ço­cu­ğu­na iyi bir ge­lecek sun­mak is­te­yen bir ebe­veyn için kurs­lar, ki­tap­lar, okul mas­raf­la­rı artık eri­şi­le­mez. Sos­yal hayat var. Si­ne­ma, ti­yat­ro, kon­ser; bun­lar “lüks tü­ke­tim” baş­lı­ğı al­tı­na itil­di çok­tan.

 

As­ga­ri üc­ret­li sa­de­ce ça­lış­mı­yor; sü­rek­li hesap ya­pı­yor. Ay sonu gel­me­den ayın bit­me­si­ni di­li­yor. Kredi kar­tıy­la nefes alı­yor, borç­la ayak­ta du­ru­yor. Bi­ri­kim yap­ma­yı geç­tik, acil bir du­rum­da ne ya­pa­ca­ğı­nı bile bil­mi­yor. Çünkü ke­nar­da bir şey yok. Çünkü 28.075 TL, sürp­riz­le­re yer bı­rak­ma­yan bir gelir.

 

Bu tablo, “ça­lı­şan yok­sul­lu­ğu” de­di­ği­miz ger­çe­ği bütün çıp­lak­lı­ğıy­la önü­mü­ze ko­yu­yor. İnsan­lar ça­lı­şı­yor ama ge­çi­ne­mi­yor. Tam za­man­lı işte ça­lış­mak, yok­sul­luk­tan çık­ma­ya yet­mi­yor. Bu, sa­de­ce bi­rey­sel bir sorun değil; top­lum­sal bir alarm­dır. Çünkü umudu kal­ma­yan ça­lı­şan, ve­rim­li olmaz. Ge­le­ce­ğe inan­ma­yan genç, bu ül­ke­de kal­mak is­te­mez. Orta sınıf eri­dik­çe, top­lum den­ge­si de bo­zu­lur.

 

“Sab­re­din” de­ni­yor. “Di­şi­ni­zi sıkın.” Ama diş­ler artık sı­kı­la­cak nok­ta­yı geçti. Sabır, karnı do­yur­mu­yor. Umut, fa­tu­ra­la­rı öde­mi­yor. İnsan­lar mu­ci­ze bek­le­mi­yor; sa­de­ce eme­ği­nin kar­şı­lı­ğı­nı is­ti­yor. Ça­lış­tı­ğı ayın so­nun­da borç­lu çık­mak is­te­mi­yor.

 

28.075 TL ile bir yıl ge­çir­mek, as­lın­da bir eko­no­mik deney değil; bir da­ya­nık­lı­lık tes­ti­dir. Bu test­ten kim­le­rin nasıl çı­ka­ca­ğı ise sa­de­ce bi­rey­le­rin değil, bu dü­ze­ni ku­ran­la­rın so­rum­lu­lu­ğun­da­dır.

 

As­ga­ri ücret, sa­de­ce bir rakam de­ğil­dir. Bir ül­ke­nin emeğe ba­kı­şı­nı, in­sa­na ver­di­ği de­ğe­ri gös­te­rir. Ve bugün bu rakam, ça­lı­şan­la­ra şunu söy­lü­yor: “Ge­çin­mek senin so­ru­nun.”

 

Oysa unu­tu­lan bir şey var: Ge­çi­ne­me­yen bir top­lum, hiç­bir eko­no­mik he­de­fi sür­dü­re­mez. Çünkü eko­no­mi, ra­kam­lar­dan önce in­san­la ayak­ta durur. Ve insan, bu yükü daha ne kadar ta­şı­ya­bi­lir, asıl soru budur.



Bu yazı 333 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI