beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


ERDEM YÜCEL

facebook-paylas
CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA EMEKÇİ EĞİTİMİ
Tarih: 01-05-2026 22:38:00 Güncelleme: 01-05-2026 22:38:00


Bal­kan Sa­va­şı, I.Dünya Sa­va­şı ve Ata­türk’ün ön­der­li­ğin­de­ki Kur­tu­luş Sa­va­şı­nın ar­dın­dan, Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti büyük zor­luk­lar­la kar­şı­laş­mış, kısa sü­re­de on­la­rı aş­ma­yı ba­şar­mış­tır. Os­man­lı dö­ne­min­de Ana­do­lu ihmal edil­miş, okur­ya­zar sa­yı­sı İstan­bul’daki azın­lık ve ya­ban­cı­lar dı­şın­da yok de­ni­lecek kadar azdı. Ana­do­lu halkı sıtma, verem, tra­hom gibi has­ta­lık­la­rın yanı sıra yok­sul­luk­la da mü­ca­de­le edi­yor­du. Her türlü yok­lu­ğa karşı 23 Nisan 1923’de ku­ru­lan mec­lis öz­ve­riy­le ça­lış­ma­la­rı­nı sür­dür­müş­tür. Çe­şit­li güç­lük­ler­le karşı kar­şı­ya kalan mec­lis, dünya eko­no­mi­sin­de buh­ra­nın ya­şan­dı­ğı o yıl­lar­da önem­li gi­ri­şim­ler­de bu­lun­muş­tur. Dışa ba­ğım­lı Os­man­lı­nın borç­la­rı 1940’lı yıl­la­ra kadar tüm zor­luk­la­ra karşı öden­miş­tir.

 

Ata­türk 19 Ocak 1923’de İzmir’de yap­tı­ğı ko­nuş­ma­sın­da ya­şa­nan zor­luk­la­rı kıs­men de olsa özet­le­miş­ti:
“Mem­le­ke­te ba­kı­nız, baş­tan sona kadar harap ol­muş­tur. Mem­le­ke­tin ku­zey­den gü­ne­ye kadar her nok­ta­sı­nı göz­le­ri­niz­le gö­rü­nüz. Her taraf vi­ra­ne­dir, bay­kuş yu­va­sı­dır. Mem­le­ket­te yol yok, mem­le­ket­te hiç­bir uygar kurum yok­tur. Mem­le­ket ciddi dü­zey­de vi­ra­ne­dir. Mem­le­ket kalp­le­re acı ve keder veren, göz­ler­den kanlı yaş akı­tan feci bir gö­rün­tü arz edi­yor. Mem­le­ke­tin ferah ve re­fa­hın­dan söz etmek müm­kün değil. Halk çok fa­kir­dir, sefil ve çıp­lak­tır.”

 

Yüz­yıl­lar bo­yun­ca akıl ve bi­li­me ye­ter­li önem ve­ril­me­miş, bağ­naz­lık alıp ba­şı­nı git­miş, ce­ha­let yay­gın­laş­mış­tı. Kur­tu­luş sa­va­şı sü­rer­ken is­ti­la­cı­lar köy­le­ri yak­mış, göç­men sa­yı­sı art­mış­tı. İnsan­lar ne­re­ye göç ede­cek­le­ri­nin kay­gı­sı­na düş­müş­ler­di. O gün­ler­de ka­ra­yo­lu ve de­mir­yo­lu yok gi­biy­di, olan­la­rı da ya­ban­cı­lar iş­le­ti­yor­du. Üç yön­den de­niz­ler­le çev­ri­li ül­ke­de de­niz­ci­lik adeta unu­tul­muş­tu. Deniz ula­şı­mı da ya­ban­cı­la­rın te­ke­lin­dey­di. Ta­rım­sal üre­tim çok azdı, köylü top­rak­sız­dı, sa­pa­nı­nı yü­rü­tecek öküzü bile yoktu. Buna kar­şı­lık köy­lü­yü sö­mü­ren ağa­lık dü­ze­ni sü­rü­yor­du.

 

Ana­do­lu hal­kı­nın kal­kı­na­sı ay­dın­lan­ma­sı için bir şey­ler ya­pıl­ma­lıy­dı. Bunun için ön­ce­lik eği­ti­me ve­ril­me­li, top­lum bi­linç­len­di­ril­me­liy­di. Cum­hu­ri­yet hü­kü­me­ti de bu ko­nu­nun üze­ri­ne özen­le eğil­miş­tir.

 

İlköğ­re­tim Genel Mü­dü­rü İsmail Hakkı Ton­guç’un 1935 yı­lın­da ha­zır­la­dı­ğı ra­po­ra göre o yıl­lar­da köy­ler­de 1-3 sı­nıf­lı 5000’e yakın köy il­ko­ku­lu, 7000’e yakın öğ­ret­men ve 4000 ci­va­rın­da öğ­ren­ci vardı. Bu or­tam­da Ma­arif Ve­ki­li Saf­fet Arı­kan ve İsmail Hakkı Ton­guç’un Genel Mü­dür­lü­ğün­de 1936 yı­lın­da Ata­türk’ün ona­yıy­la as­ker­li­ği­ni çavuş ve on­ba­şı ola­rak yapan bil­gi­li genç­le­rin altı aylık bir eği­tim son­ra­sın­da eğit­men ola­rak köy­le­re gön­de­ril­me­si­ne karar ve­ril­di. Bunun peşi sıra 1937 de Köy Eğit­men­le­ri Ka­nu­nu mec­lis­ten çı­ka­rıl­dı. 1939 da üç yıl­lık Köy Öğ­ret­men Okul­la­rı­nın açıl­ma­sı­na karar ve­ri­le­rek Ana­do­lu’nun ay­dın­la­tıl­ma­sı­nın ilk adımı atıl­mış olu­yor­du. Bu ilk gi­ri­şim­le­re rağ­men ül­ke­nin okur-ya­zar so­ru­nu yine de çö­zül­müş ol­mu­yor, okula gitme ya­şın­da­ki pek çok çocuk eği­tim ala­mı­yor­du. Bu kez il­köğ­re­tim­de yeni bir se­fer­ber­lik baş­la­tıl­dı. Ma­arif Ve­ki­li Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Ton­guç’un gi­ri­şim­le­riy­le 1940 yı­lın­da “Köy Ens­ti­tü­le­ri Ka­nu­nu” mec­lis­ten çı­ka­rı­la­rak Köy Ens­ti­tü­le­ri ku­rul­du. İsmail Hakkı Ton­guç’un dü­zen­le­di­ği ge­nel­ge­ye göre:
“ Köy­le­rin kül­tü­rel ve genel ha­yat­la­rın­da ileri bir se­vi­ye ya­ra­ta­bil­mek yal­nız kla­sik an­lam­da­ki öğ­ret­men­le müm­kün olmaz. Bunun için okul, üre­ti­ci bir okul ol­ma­lı, ya­şa­ya­bil­me­si için ge­re­ken bütün araç­la­rı ken­di­si üret­me­li­dir. Bu okul­lar­da öğ­ren­ci­ye köy genel ha­ya­tı­nı ge­liş­me­si­ne ya­ra­ya­cak bir­kaç mes­lek bir­den öğ­re­til­me­li­dir.” (Sinan Mey­dan, Köy Ens­ti­tü­le­ri, Sözcü 23 Kasım 2020)


Köy Ens­ti­tü­le­ri Ka­nu­nu­na göre beş yıl­lık il­ko­kul­la­rı bi­ti­ren köy ço­cuk­la­rı­nın ens­ti­tü­le­re alın­ma­sı ka­rar­laş­tı­rıl­dı. Ens­ti­tü­ler­de­ki beş yıl­lık eği­ti­mi ta­mam­la­yan­lar yö­re­le­rin­de­ki okul­la­ra ata­na­cak­tı. On­la­ra ge­rek­li araç­lar, tarım alet­le­ri, tohum, bir çift hay­van, 20 TL de ücret ve­ri­lecek, kendi ih­ti­yaç­la­rı­nı ken­di­le­ri kar­şı­la­ya­cak­tı. Bun­dan böyle köy­le­re ata­nan bu öğ­ret­men­ler ve­re­cek­le­ri eği­ti­min ya­nın­da tarım, hay­van­cı­lık, bağ bahçe iş­le­rin­de de köy­lü­yü ay­dın­la­ta­cak ve on­la­ra yar­dım­cı ola­cak­lar­dı. Böy­le­ce 1940-1954 ara­sın­da 21 Köy Ens­ti­tü­sü ku­rul­du. Eği­tim kız-er­kek ka­rı­şık ola­rak ba­şa­rıy­la ya­pıl­ma­ya baş­lan­dı. An­ka­ra’ya 35 km uzak­lık­ta kıraç bir alan­da Ha­sa­noğ­lan Yük­sek Köy Ens­ti­tü­sü 1941 yı­lın­da ku­rul­du. Es­ki­şe­hir Çif­te­ler­der’de, Kırk­la­re­li-Ke­pir­te­pe, İzmir-Kı­zıl­çul­lak, Kas­ta­mo­nu- Göl­köy, Ma­lat­ya-Ak­ça­dağ, An­tal­ya-Ak­su, Sam­sun-Ak­pı­nar, Ko­ca­eli-Ari­fi­ye, Trab­zon-Be­şik­dü­zü, Di­yar­ba­kır-Dic­le, Van-Er­çiş, Kay­se­ri- Pı­na­rö­ren, Ay­dın-Or­tak­lar, Er­zu­rum-Pu­lar, Ba­lı­ke­sir-Sa­vaş­te­pe, Ada­na-Dü­zi­çi, Is­par­ta- Gönen ve Sı­vas-Pa­muk­hi­sar ku­ru­lan diğer köy ens­ti­tü­le­riy­di. Böy­le­ce Tür­ki­ye 21 böl­ge­ye ay­rıl­mış ve bun­la­rın şe­hir­ler­den uzak ol­ma­la­rı­na ancak de­mir­yol­la­rı­na yakın ol­ma­la­rı­na dik­kat edil­miş­ti.

 

Köy Ens­ti­tü­le­rin­de Türk­çe, tarih, coğ­raf­ya, yurt­taş­lık, ma­te­ma­tik, fizik, kimya, ta­bi­at, ya­ban­cı dil, resim, beden eği­ti­mi, as­ker­lik ve müzik gibi be­lir­li temel ders­le­rin yanı sıra milli oyun­lar, zi­ra­at, ko­ope­ra­tif­çi­lik, arı­cı­lık, ba­lık­çı­lık, ta­vuk­çu­luk ders­le­ri de ve­ril­miş­tir. Er­kek­le­re de­mir­ci­lik, ma­ran­goz­luk, tek­nik tarım, kız­la­ra ev ida­re­si, çocuk ba­kı­mı, biçki dikiş örgü, do­ku­ma gibi ders­ler de ko­nul­muş­tur. Ba­şa­rı­lı öğ­ren­ci­le­rin 3 yıl­lık eği­tim son­ra­sı sağ­lık me­mu­ru ol­ma­la­rı­nın da yolu açıl­mış­tır.

 

 

Köy Ens­ti­tü­le­rin­de 1940-1954 yıl­la­rı ara­sın­da 18 bine yakın öğ­ret­men 9 bine yakın eğit­men, 16 bine yakın sağ­lık me­mu­ru ye­tiş­miş­tir. Böy­le­ce bu dö­nem­de halkı ve emek­çi­yi ay­dın­la­tan bir öğ­ret­men or­du­su­na sahip olun­muş­tur. Bu ay­dın­lan­ma pro­je­sin­de ki­tap­lık­la­rın­da dünya kla­sik­le­ri­ni okuma sa­at­le­rin­de öğ­ren­ci­ler di­le­dik­le­ri­ni oku­yor­du. De­mok­ra­tik bir dü­ze­nin hâkim ol­du­ğu bu or­tam­da ay­rı­ca ga­ze­te ve der­gi­ler oku­nu­yor­du. Güne halk oyun­la­rı,özel­lik­le zey­bek ve marş­lar­la baş­la­nır­dı.

 

Kı­sa­ca­sı Ana­do­lu­yu kap­sa­yan bir eği­tim se­fer­ber­li­ğiy­di. Baş­lan­gıç­ta %3 olan okur­ya­zar sa­yı­sı art­ma­ya baş­la­mış­tı. Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin ku­ru­lu­şun­da­ki mi­ma­ri ya­pı­la­rın plan­la­rı­nı çizen ve ya­pım­la­rın­da Ha­sa­noğ­lun Köy Ens­ti­tü­sü yapı ko­lun­da görev yapan Mimar Mu­al­la Eyü­poğ­lu (An­heg­ger)’nun ens­ti­tu­le­rin ge­liş­me­sin­de büyük payı ol­muş­tur. İki Macar us­tay­la bir­lik­te çiz­di­ği plan­lar Es­ki­şe­hir, Aydın, Er­zu­rum ve Kay­se­ri’deki Köy Ens­ti­tü­le­ri­nin ya­pım­la­rın­da uy­gu­lan­mış­tır.

(Tûba Can­dar, Hitit Gü­ne­şi Mu­al­la Eyü­boğ­lu An­heg­ger Doğan Kitap İst 2003 Erdem Yücel, “Res­to­ra­tör Mi­mar­lar­dan Mu­al­la Eya­boğ­lu (An­heg­ger)”, Yapı, İstan­bul 2004, s.276, s.89-92.)

 

Tür­ki­ye’nin ay­dın­lan­ma­sı yö­nün­den çok önem­li olan bu gi­ri­şim­ler çok uzun sür­me­miş ve çe­şit­li gi­ri­şim­ler­le önü ke­sil­miş­tir. Ens­ti­tü­le­rin ver­di­ği bu eği­tim ve me­zun­la­rı­nın ver­di­ği ay­dın­la­tı­cı ça­lış­ma­lar top­rak ağa­la­rı­nın ve çok par­ti­li dö­ne­me geçiş sü­re­cin­de bazı si­ya­si­le­rin tep­ki­le­ri­ni çek­miş, ko­mü­nist yu­va­la­rı diye suç­lan­mış­lar­dır. Bu arada akıl almaz if­ti­ra­lar atıl­mış­tır. Ens­ti­tü ya­pı­la­rı te­pe­den ba­kıl­dı­ğın­da orak çe­ki­ci yan­sı­tı­yor di­yen­ler bile çık­mış­tır!..​Kuşku yok ki bu suç­la­ma­la­rı ya­pan­lar yıl­lar sonra Tür­ki­ye Ko­mü­nist Par­ti­si­nin ya­sal­la­şa­rak se­çim­le­re gi­re­ce­ği­ni akıl­la­rın­dan bile ge­çir­me­miş­ler­dir. Bu arada yıl­lar sonra Türk işçi ve iş adam­la­rı­nın Rusya’da işler ya­pa­ca­ğı­nı dü­şü­ne­me­miş­ler­dir.

 

Bu bas­kı­la­ra karşı ko­ya­ma­yan CHP hü­kü­me­ti dö­ne­min­de 1947 de Ka­ra­oğ­lan Köy Ens­ti­tü­sü ka­pa­tıl­mış, eği­tim ve sağ­lık me­mur­la­rı­na ge­çin­me­le­ri için ve­ri­len top­rak­la­rı el­le­rin­den alın­mış­tır. O yıl­lar­da “Çift­çi­yi Top­rak­lan­dır­ma Ka­nu­nu­na” karşı çıkan Celal Bayar, Adnan Men­de­res, Fuat Köp­rü­lü ve Refik Ko­ral­tan’ın CHP’den ko­pa­rak kur­duk­la­rı De­mok­rat Parti’nin, 1950 se­çim­le­rin­de ik­ti­da­ra gel­me­siy­le bir­lik­te Milli Eği­tim Ba­ka­nı Şem­set­tin Sirer ön­ce­lik­le karma eği­ti­me son ver­miş­tir. So­nun­da 27 Ocak 1954 de çı­ka­rı­lan 6234 sa­yı­lı ya­say­la İlk Öğ­ret­men Okul­la­rıy­la Köy Ens­ti­tü­le­ri bir­leş­ti­ri­le­rek ka­pa­tıl­mış­tır. Mec­li­se giren bazı top­rak ağa­la­rı, aşi­ret re­is­le­ri ve on­la­rı des­tek­le­yen bağ­naz eği­tim­ci­le­rin bu ka­pan­ma­da büyük pay­la­rı ol­muş­tur.

 

Türk ede­bi­ya­tı­na Meh­met Ba­şa­ran, Fakir Bay­kurt, Talip Apay­dın, Dur­sun Akçam ve Osman Şahin başta olmak üzere bir­çok ya­za­rı, aydın ki­şi­yi ye­tiş­ti­ren Köy Ens­ti­tü­le­ri gi­ri­şi­mi böy­le­ce sona er­miş­tir. Kı­sa­ca­sı ay­dın­lan­ma fel­se­fe­si­nin önüne ge­çil­me­ye ça­lı­şı­la­rak eği­tim emek­çi­le­ri­ne büyük darbe vu­rul­muş­tur.



Bu yazı 48 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI