Sayın Sinem Dedetaş,
Belediye seçimlerinden önce Çengelköy’de bir mekânda, gazetecilerle tanışma ve sohbet amacıyla düzenlenen kahvaltıya katılmıştınız. Sizi ilk defa orada gördüm ve birkaç soru sorma imkânım oldu. Sorduğum sorulardan biri, “Seçilirseniz aşevi aynı şekilde çalışmaya devam edecek mi?” şeklindeydi. Siz de o dönemde bu işleri bilmediğiniz için “Tabii ki aynı şekilde çalışacak” demiştiniz. Bu cevap üzerine aramızda gülüşmeler olmuştu.
Üsküdar Belediyesi’nde aşevi, iki farklı anlam taşımaktaydı. Gayriresmî ödemelerin “aşevi yardımı” adı altında alındığını bilmeyen yoktur.
Size başımdan geçen, belediyenizi ilgilendiren bir olayı anlatmak istiyorum. Çengelköy’de bulunan Medivia Hastanesi’nin mülkü Prof. Dr. Mustafa Taşkın’a aittir. Sayın Taşkın, burayı Medivia Hastanesi’ne kiraya vermiştir.
Sizden önceki dönemde bu bina yoldan 6 metre mesafedeyken, ne hikmetse şu anda yolun üzerine çıkmış ve binanın çevresine yeni kullanım alanları inşa edilmiştir. Bina sahibi, defalarca “Kaçak yapı istemiyorum, kaçak bölümleri yıkın” diyerek belediyeye başvuruda bulunmuştur.
Ancak bu süreçte, dünyada örneği zor görülecek şekilde, belediye yıkım işlemini gerçekleştirmemek için Prof. Dr. Mustafa Taşkın’ı yaklaşık bir yıl boyunca oyalamıştır.
Sayın Taşkın benden yardım istedi. Bunun üzerine konu ile ilgili bir dosya hazırladım ve Üsküdar Haber Gazetesi’nde haberleştirdim. Ayrıca bir dosyayı, şikâyet dilekçemle birlikte Abdullah Ayaz beye teslim ettim. İkinci dosyamı ise Yapı Denetim Kurulu’ndan Alperen Uçar beye verdim. Bu süreçte hastanede yeni bir tadilat başlatıldı; hastane yola kadar genişletilerek bir de kafe inşa edildi.
Bunu hemen Alperen Uçar beye bildirdim. Kendisi, saha müdürü Hakan Yavuz’u aradı. Hakan Yavuz’dan gelen cevap “Durdurdum, yıkacağız” şeklindeydi. Bu sırada ben de kanunun işleyeceğine dair umutlandım.
Ancak aradan günler geçmesine rağmen Medivia Hastanesi’nde yeni alan işgalleri devam etti ve inşaat hız kesmeden sürdü. Bir yıl boyunca defalarca Yapı Denetim’in üçüncü katına çıktım, Abdullah Ayaz ile görüşmek için çaba gösterdim; ancak kendisi sürekli odasında olmasına rağmen “yok” denilerek görüştürülmedim.
Hakan Yavuz’u her aradığımda farklı gerekçeler ve açıklamalar dinledim. Bir yıl boyunca hastanedeki tadilata göz yumuldu. Alperen Uçar ise her görüşmemizde “Yıkıyoruz, haftaya yıkacağız, bugün ekip gidiyor” diyerek süreci erteledi. Ancak bir yıl boyunca herhangi bir işlem yapılmadı.
Son ziyaretimde hazırladığım dosya ve evraklarım bulunamadı. Neticede dosyam da ortada kalmıştır.
Bu süreç seçim dönemine denk geldi ve seçimleri kazandınız.
Seçimlerden önce Çengelköy’de gazetecilerle yaptığınız görüşmede, basının haber alma hakkının önemli olduğunu, kapınıza gelindiğinde bizlere zaman ayıracağınızı ifade etmiştiniz. Bu nedenle birkaç kez görüşme talebinde bulundum.
Zaten siyaset, tam olarak bu yaşananlar değil midir?
Bu yazımı okuyacağınızı düşünüyorum ve konu hakkındaki tavrınızı merak ediyorum.
Ben, Aydın Coşkuntürk olarak, adı geçen kişilerle gerek adalet önünde gerekse her platformda, şahitlerim ve belgelerimle görüşmeye hazırım.
Sizin de Üsküdar Belediye Başkanı olarak bu konuyu araştırarak gereğini yapacağınızı düşünüyorum.
Saygılarımla
Aydın Coşkuntürk