Vatan hainleri ile “terörsüz Türkiye” adı altında bir anlaşma yapılmak üzere. Birçoğunun serbest bırakılma durumu var. Bir adım daha ileri gidilerek Meclis’e davet edildiler.
Kim ne yapmak istiyor, kimin ne derdi var anlamış değilim ama beni rahatsız eden bir konu var. Şimdi bu vatan hainlerinin birçoğu “Ben suça karışmadım, ben örgütün çaycısıydım, ben çamaşırları yıkardım, ben aşçıydım” diyerek aksi ispat edilemezse serbest kalacak.
Bazıları seçimlere katılıp milletvekili seçilecek, belki de bakan bile olacak. Bunu hazmedecek kaç kişi var bilmiyorum ancak beterin beteri olacak gibi. Vatan hainliğinden devşirme vekilleri Türk askeri ve Türk polisi mi koruyacak?
Ailesinden şehit vermiş askerimiz, polisimiz; şehit eden hainin korumalığını mı yapacak? Bundan daha büyük bir acı olabilir mi? Olamaz.
Askerimiz ve polisimiz baş tacımız olması gerekirken ne yazık ki emekli olduklarında bile sıkıntısız, mutlu bir hayat yaşayamıyor. Asker ve polis emeklileri için özel kanun çıkarılmalı; bu insanlar el üstünde tutulmalı ve gittikleri her yerde sevgi ve saygı görmelidir.
Gazilerimiz mağdur ediliyor. Oysa topraklarımızı, namusumuzu, şerefimizi emanet ettiğimiz bu insanlar engelli bir hayat yaşarken bile “Vatan sağ olsun” diyorsa, ülkeyi idare edenler de vatan savunmacılarını gözbebeği gibi bilmeli ve ona göre davranmalıdır.
SON 25 SENE
Domuz eti serbest bırakıldı.
Kumar önce yasaklandı, sonra 12 yaşına kadar indi; cep telefonlarına girdi, aile yapısı çöktü.
Anayasa Mahkemesi kararı ile zina suç olmaktan çıkarıldı.
Bakmakla yükümlü olduğumuz beş milyon Suriyelimiz oldu.
Maden ve petrol araştırmalarında sadece seçim önceleri gaz ve diğer madenleri bulduk, seçimden sonra kayboldular.
Kur’an kurslarında küçük çocuklara tecavüz edilmeye başlandı; sapkınlık bu yıllarda ortaya çıktı.
Kadın taciz ve cinayetlerine her gün şahit olmaya başladık.
Uyuşturucu kullanma yaşı on üç – on dört yaşına kadar düştü.
Türk lirası ilk defa dünyada son sıralarda yerini aldı.
Yeni doğan bebekler borçlu doğuyor.
Ev kiraları, emekli maaşı ve asgari ücretin üstünde.
Huzur ve güvenlikte dünyada son sıralardayız.
Fuhuş küçük yaşlara kadar indi.
BİZİMKİ DE
Uzun zaman sonra kalan akrabalar bayram vesilesiyle bir araya gelmişler. İki ailenin kızları büyümüştü.
— Sizin kız nasıl, çalışıyor mu?
— Çalışıyor teyzesi. Patron, bizim kız olmadan hiçbir şey yapamıyor. Bizim kız gece yarılarına kadar çalışıyor. Şirkette herkesin gözü bizim kızda. Patronu şehir dışına, bazen yurt dışına bile yanında götürüyor.
— Bizim kız birkaç yıl içinde evini, arabasını aldı. Çok çalışıyor benim güzel kızım. Bir haftadır patronu ile eve bile gelmedi.
— Neyse, sizin kız ne yapıyor?
— Bizim kız fuhuş yapıyor ama ben sizin kadar güzel anlatamam.
Saygılar.