beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


AYDIN COŞKUNTÜRK

facebook-paylas
ÇINGIRAKLI KURT
Tarih: 07-09-2025 19:54:00 Güncelleme: 07-09-2025 19:54:00


BAŞKA TÜRKİYE
Yaz bitti… Bir ta­raf­ta yine Bod­rum, Ay­va­lık, Çeşme’ye gi­den­ler… Kişi başı bil­mem kaç bin li­ra­dan gün­lük ko­nak­la­ma be­de­li öden­di. Ta­ne­si bin li­ra­dan lah­ma­cun­lar yendi. Topu iki yüz li­ra­dan don­dur­ma yemek için kuy­ruk­ta bek­len­di.
Diğer ta­raf­ta ise kla­sik bir yaz ya­şan­dı:
"Ay so­nu­nu nasıl ge­ti­re­ce­ğiz?", "Ekmek halk ek­mek­ten alı­nır­sa şu kadar ce­bi­mi­ze kalır", "Suyu açık bı­rak­ma­yın, aman elekt­ri­ği ka­pa­tın…” Bi­ri­le­ri çıkıp her iki ta­ra­fa da “Şük­re­din” diyor. Bunun man­tı­ğı nedir? Adam sü­rün­dü­ğü için mi şük­ret­sin? Ay­lar­ca evine, çoluk ço­cu­ğu­na bir kilo kıyma ala­ma­dı­ğı için mi şük­ret­sin? “Allah’ım şü­kür­ler olsun, bu ay suyu kes­ti­ler ama elekt­rik pa­ra­sı­nı öde­dik, onu kes­tir­me­dik. Çok şükür…” mü desin? Bi­ri­le­ri cen­ne­ti bu dün­ya­da ya­şı­yor. İnanç­lı gö­rü­nen ama ger­çek­te vic­da­nı kö­rel­miş olan­lar, öbür ta­ra­fın ol­ma­dı­ğı­nı keş­fet­miş gibi, cen­ne­ti öl­me­den ya­şa­ma­ya baş­la­mış. Yüzü bir türlü gül­me­yen, ta­bi­ri ca­iz­se sü­rü­nen ke­si­min isyan et­me­me­si için on­la­ra bir şey­ler an­lat­mak lazım… Ül­ke­nin en yet­ki­li din adamı:
 
ALİ ERBAŞ
Ço­cuk­la­rı­nın kaç ül­ke­ye gi­de­bil­di­ğin­den, hangi ül­ke­le­re git­mek­ten mah­rum kal­dık­la­rın­dan duy­du­ğu “üzün­tü­den” bah­se­di­yor. Fa­kir­le­rin, yok­sul­la­rın en şans­lı kul­lar ol­du­ğu­nu; bu yüz­den on­la­rın Allah’a yakın, ken­di­si gi­bi­le­rin ise uzak ol­du­ğu­nu an­la­tı­yor. Fakir fu­ka­ra­ya se­vin­di­ği­ni, onlar adına mutlu ol­du­ğu­nu söy­lü­yor. (Sonra mil­yon­lar­ca li­ra­lık ara­cı­na binip göz­den kay­bo­lu­yor.)
 
Ali Erbaş bir başka ko­nuş­ma­sın­da biz za­val­lı, cahil halkı şöyle ay­dın­la­tı­yor: Bu­yu­ru­yor ki: “Ma­te­ma­tik ha­ram­dır, Allah zaten en ba­şın­dan her şeyi ölçüp biç­miş­tir.” Bir başka yerde, Er­zu­rum’da ise şöyle bu­yu­ru­yor: “Ma­te­ma­tik, fizik, kimya, cebir, ge­omet­ri... Bütün bu bi­lim­ler Müs­lü­man­lar ta­ra­fın­dan bu­lun­muş­tur.”
Ali Erbaş, Allah seni islah etsin.
Atıp tut­ma­dan önce hiç mi araş­tır­mı­yor­sun? Ar­şi­met, dünya ta­ri­hin­de ma­te­ma­ti­ğin ba­ba­sı­dır. M.Ö. 582 – M.Ö. 507 yıl­la­rı ara­sın­da ya­şa­yan Si­sam­lı Pi­sa­gor, ma­te­ma­ti­ği in­san­lık adına ge­liş­tir­miş­tir. Senin adına on­lar­dan özür di­li­yo­rum. Ali Erbaş, hiç mi okula git­me­din? Yoksa okulu da biz Müs­lü­man­lar mı icat ettik?
 
Çok kıy­met­li, say­gı­de­ğer “din adamı” Ali Erbaş… Bu ülke sen saç­ma­la diye mi en büyük büt­çe­yi sana ve­ri­yor? Ben­den ke­si­lip sana ve­ri­len her kuruş haram olsun. “Bir damla su ile oruç bo­zu­lur” di­yor­sun… Mil­yon­lar­ca in­sa­nın hak­kı­nı yi­yin­ce oruç­lu mu olu­yor­sun? Bu mil­le­te yalan söy­le­yin­ce iyi bir Müs­lü­man lider mi olu­yor­sun?
 
YAŞAR KEMAL'DEN BÜYÜK DERS
Ana­do­lu’da kurt­lar bir be­la­lı­dır, demiş büyük usta… Ve devam etmiş:
Bir kurt, bir koyun ya da keçi sü­rü­sü­ne dalar. Kurt sa­de­ce bir ta­ne­si­ni alır gö­tü­rür ama bütün sü­rü­yü par­ça­lar. Kurt dal­mış bir sü­rü­den artık hayır yok­tur. Ko­yun­dan, ke­çi­den başka ge­çi­mi ol­ma­yan Ana­do­lu köy­lü­sü eğer sü­rü­sü­ne böy­le­si­ne bir kurt gir­miş­se; çöker, biter, aç­lık­la karşı kar­şı­ya kalır.
 
Bu ne­den­le kurt git­tik­ten sonra, sabah ol­du­ğun­da, sürü sa­hip­le­ri gör­dük­le­ri man­za­ra kar­şı­sın­da donar kalır. İçleri, kurda karşı kinle ve öf­key­le dolar. Bu du­rum­da köylü, kurt­tan öç almak ister. At­la­rı­na bi­ner­ler, kö­pek­le­ri­ni ve ip­le­ri­ni alır­lar; kurt avına çı­kar­lar. Kurt­la­rı in­ti­kam için diri ya­ka­la­mak­tır en büyük amaç­la­rı.
 
Usu­lü­nü de bi­lir­ler…
Ve so­nuç­ta kurt­la­rı diri diri ya­ka­lar­lar. Kin bağ­la­dık­la­rı, öç almak is­te­dik­le­ri kurda bir fiske bile vur­maz­lar. Kurdu hiç in­cit­mez­ler. Yal­nız, sağ­lam bir telle ya da ki­riş­le kur­dun bo­ğa­zı­na bir çın­gı­rak ta­kar­lar. Ve kurdu ok­şa­ya­rak, sır­tı­nı sı­vaz­la­ya­rak, se­ve­cen­lik­le öpe­rek sa­lı­ve­rir­ler. Bo­ğa­zı çın­gı­rak­lı kurt, se­vi­ne­rek, ko­şa­rak ay­rı­lır köy­lü­ler­den. Ancak çın­gı­rak­lı kurt hiç­bir can­lı­ya yak­la­şa­maz. Çünkü çın­gı­rak se­si­ni duyan her hay­van ön­ce­den kaçar. Kurt ise bo­ğa­zın­da çın­gı­rak­la, boz­kır­lar bo­yun­ca, dağ­lar bo­yun­ca boşu bo­şu­na koşar durur.
 
So­nun­da kurt, dağ­lar­da aç­lık­tan önce yavaş yavaş za­yıf­lar, Sonra güç­süz düşer…Ve so­nun­da ba­ğı­ra ba­ğı­ra, ba­ğı­ra ba­ğı­ra ölür.
 
Bu, insan ak­lı­na gelen iş­ken­ce­le­rin, zu­lüm­le­rin en kor­kunç­la­rın­dan bi­ri­dir. Kurt ancak aç ka­lın­ca anlar, boy­nu­na çın­gı­rak ge­çi­ri­lir­ken ken­di­si­ni ok­şa­yan­la­rın, sır­tı­nı sı­vaz­la­yan­la­rın ve ken­di­si­ni se­ve­cen­lik­le öpen­le­rin ni­ye­ti­ni…
 
Ancak iş işten geç­miş­tir.
 
Saygılarımla.


Bu yazı 3279 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI