seks hikayesi seks hikayesi escort beylikdüzü beylikdüzü escort esenyurt escort avcılar escort esenyurt escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü travesti beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


ERDEM YÜCEL

facebook-paylas
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE MİZAH, KARİKATÜR VE HİCİV
Tarih: 02-02-2026 03:17:00 Güncelleme: 02-02-2026 03:17:00


Geç­miş yıl­lar­da bu­gün­ler­den çok fark­lı bir mizah an­la­yı­şı vardı. O gün­ler­de dev­le­ti yö­ne­ten­ler mi­za­ha bazen hoş­gö­rüy­le, bazen de bas­kıy­la yak­laş­mış­lar­dı. Olum­lu veya olum­suz gö­rüş­le­re rağ­men yine de mizah an­la­yı­şı ödün ver­me­ye­rek gü­nü­mü­ze kadar sür­müş­tür. Top­lu­mun aydın ke­si­mi mi­zah­tan, hi­civ­den ve ka­ri­ka­tür­den hoş­lan­mış­tır.

 

Ya­şam­da­ki olay­la­rı, ki­şi­le­rin gü­lünç ve alı­şıl­ma­mış özel­lik­le­ri­ni vur­gu­la­yan dü­şün­ce bi­çi­mi de mi­za­hı oluş­tur­muş­tur. On­la­rı çi­zen­ler mi­zah­çı, bir ba­kı­ma dü­şün­ce, gül­dü­rü sa­nat­çı­sı en doğ­ru­su ka­ri­ka­tü­rist ola­rak ta­nım­lan­mış­tır. Ya­şa­nan olay­lar ve ki­şi­ler çiz­gi­ler­le or­ta­ya ko­nu­lun­ca ka­ri­ka­tür or­ta­ya çık­mış­tır.

 

Ya­şa­nan olay­lar­la ünlü ki­şi­le­ri­nin söz­le­ri­ni an­la­tan, ince bir dü­şü­nüş ve taş­la­ma ni­te­li­ğin­de­ki hiciv sa­na­tı da öyle kolay de­ğil­dir. Hiciv in­ce­lik, görüş, bilgi ve nük­te­dan­lık ister. Kı­sa­ca­sı her yazar ve çi­ze­rin ya­pa­bi­le­ce­ği iş de­ğil­dir.

 

Os­man­lı­nın son dö­nem­le­rin­de mizah, ka­ri­ka­tür ve hiciv sa­na­tı baş­la­mış, Cum­hu­ri­yet dö­ne­min­den gü­nü­mü­ze kadar baskı ve kı­sın­tı­la­ra rağ­men iniş­li çı­kış­lı bir doğ­rul­tu­da sür­müş­tür. Bu ko­nu­da çok sa­yı­da ka­ri­ka­tür ve mizah der­gi­le­ri ya­yın­lan­mış­tır. Topçu Mü­la­zı­mı Atıf Bey ile Ke­ma­let­tin Bey 1909 da, Sedat Si­ma­vi de 1914 de ka­ri­ka­tür der­gi­le­ri ya­yın­la­mış­lar­dır.

 

Basın ta­ri­hi­miz­de­ki ilk ka­ri­ka­tür der­gi­si­nin Te­odor Kasap’ın 1870 de ya­yın­la­dı­ğı Di­yo­jen Der­gi­si ol­du­ğu söy­le­nir. Bu der­gi­de­ki ka­ri­ka­tür­ler dö­ne­min bas­kı­la­rın­dan ötürü im­za­sız ya­yın­lan­mış­tır. Bu ne­den­le de ba­sı­nı­mız­da­ki ilk ka­ri­ka­tü­rist­le­rin kim­ler ol­du­ğu­nu bi­le­bil­mek ol­duk­ça zor­dur. İslam inan­cın­da­ki resim ya­sak­la­rın­dan ötürü ka­ri­ka­tür sa­na­tı da mat­baa gibi Os­man­lı­ya çok geç gir­miş­tir. Büyük ola­sı­lık­la kül­tü­rel yön­den ba­tı­ya ka­pa­lı bir top­lum ol­ma­nın da bunda büyük payı var­dır.

 

Os­man­lı­nın son dö­nem­le­rin­de ismi bi­li­nen ilk ka­ri­ka­tü­ris­tin Cem ol­du­ğu sa­nıl­mak­ta­dır. Dö­ne­min bas­kı­cı re­ji­mi­ne rağ­men yine de kor­ku­suz çi­zim­le­riy­le mi­za­hı ta­nı­tan bir sa­nat­çı ol­du­ğu söy­le­nir.

 

II. Ab­dül­ha­mit kendi le­hin­de­ki fo­toğ­raf ve ka­ri­ka­tür sa­na­tı­na önem ver­miş ve on­la­rı des­tek­le­miş­tir. Özel­lik­le dö­ne­min ünlü sa­nat­çı­la­rı­na ha­zır­lat­tı­ğı “Yıl­dız Al­büm­le­ri” geç­mi­şe ışık tutar önem­li bir fo­toğ­raf ar­şi­vi­dir. Buna rağ­men II. Ab­dül­ha­mit ken­di­si­nin hic­ve­dil­me­sin­den ve zo­run­lu hal­ler dı­şın­da fo­toğ­ra­fı­nın çe­kil­me­sin­den hoş­lan­ma­mış­tır. Belki de ken­di­si­ni fi­zi­ki ola­rak be­ğen­me­yi­şi­nin bunda payı var­dır. O dö­nem­de­ki mizah an­la­yı­şın­da cum­hu­ri­yet, in­kı­lap, ih­ti­lal, vatan, Murat (Taht­tan in­di­ril­me­sin­den ötürü), burun, ada­let, mü­sa­vat, gibi söz­cük­ler­den hoş­lan­ma­mış, san­sü­re uğ­ra­mış­lar­dır. Bu gibi söz­cük­ler­den ken­di­si­ne ve dö­ne­mi­ne bazı ya­kış­tır­ma ve an­lam­lar çı­ka­rıl­dı­ğı­nı dü­şün­müş­tür. Ni­te­tim ga­ze­te­ler ba­sıl­ma­dan önce sa­ra­yın san­sür­cü­le­ri pro­va­la­rı kont­rol ede­rek bunun gibi söz­cük­ler varsa on­la­rın ba­sıl­ma­sı en­gel­len­miş­tir. Kuşku yok ki her de­vir­de ol­du­ğu gibi kral­dan çok kral­cı­lar­da or­ta­ya çık­mış­tır. Çe­vi­ri­le­ri ya­pan­lar da bu yüz­den çok zor­lan­mış­tır. Ör­ne­ğin burun ye­ri­ne çı­kın­tı di­ye­rek ken­di­le­rin­ce çözüm üret­miş­ler­dir. Bütün bu bas­kı­la­ra rağ­men yi­ne­de mizah der­gi­le­rin­de hiciv ve ka­ri­ka­tür çi­zim­le­ri sür­müş­tür. Dö­ne­min ünlü ka­ri­ka­tü­ris­ti Sedat Nuri Bey 1911 Nev­sal-ı Milli’de ya­yın­la­dı­ğı kendi fo­toğ­ra­fı­nın al­tı­na el ya­zı­sıy­la “Resme, ka­ri­ka­tü­re, mi­za­ha ehem­mi­yet ver­me­yen mil­let­ler­de in­ce­lik aran­ma­ma­lı­dır” diye bir not düş­müş­tür.

 

II. Ab­dül­ha­mit dö­ne­min­de ve onu iz­le­yen yıl­lar­da Kalem, Tok­mak, Mu­sav­ver, Muhit, Cem, Davul, Ge­ve­ze, Lak­lak, Be­be­ru­hi, Ka­ra­göz, El-Üfü­rük ve Ha­ya­li Ce­di­de gibi mizah der­gi­ler ya­yın­lan­mış­tır. Bu der­gi­ler­de­ki ka­ri­ka­tür­le­rin al­tı­na bir­kaç sa­tır­la da olsa hiciv sa­na­tı­nın ör­nek­le­ri­ne yer ve­ril­miş­tir.

 

Os­man­lı­nın son dö­ne­min­de ve Ça­nak­ka­le Sa­vaş­la­rı sı­ra­sın­da o dö­ne­mi hic­ve­den ka­ri­ka­tür­le­rin ol­du­ğu gö­rül­müş­tür. Halil Ersin Avcı ile Meh­met Ali Bin­göl o dö­nem­de ya­pı­lan ka­ri­ka­tür­ler­le Al­man­la­rın İngi­liz­le­rin, Rus­la­rın, Avus­tur­ya­la­rın, Fran­sız­la­rın kart­pos­tal­la­rı­nı, afiş­le­ri­ni bir ki­tap­ta top­la­mış­lar­dır. (Ça­nak­ka­le Sa­va­şı Ka­ri­ka­tür­le­ri, Truva ya­yın­la­rı 2008-2008)

 

Cum­hu­ri­ye­tin ila­nın­dan sonra köy­lü­ler için halk kah­ra­ma­nı Kö­roğ­lu hi­kâ­ye­le­ri­nin oluş­tur­du­ğu Kö­roğ­lu, Ka­ri­ka­tür, Ak­ba­ba ve Mizah gibi der­gi­le­ri ya­yın­lan­ma­ya baş­la­mış­tır.

 

Sedat Si­ma­vi’nin 1936-1948 yıl­la­rın­da ya­yın­la­dı­ğı Yedi Gün Der­gi­sin­de Togo, Necmi Rıza, Mus­ta­fa Uy­ku­suz’un (Mim) ka­ri­ka­tür­le­ri yer al­mış­tı. O gün­le­rin en ünlü ka­ri­ka­tür­cü­le­ri Ramiz Gökçe ile Cemal Nadir idi. Ramiz Gökçe Ak­ba­ba, Ay­de­de, Ka­ri­ka­tür, Ka­ra­göz, mizah der­gi­le­rin­de; Cum­hu­ri­yet, Yeni Sabah ve Tas­vir-Ef­kâr ga­ze­te­le­rin­de ka­ri­ka­tür­le­ri­ni ya­yın­la­mış­tı. Tom­bul Teyze ve Ko­ca­sı tip­le­me­le­riy­le büyük ün yap­mış, II. Dünya sa­va­şı yıl­la­rın­da si­ya­si­le­rin, savaş ve savaş zen­gin­le­ri­nin ka­ri­ka­tür­le­riy­le büyük ün yap­mış­tır.

 

Cemal Nadir Güler’in ilk defa Diken Der­gi­sin­de ka­ri­ka­tür­le­ri ya­yın­lan­mış, ar­dın­dan Akşam Ga­ze­te­sin­de gün­lük ka­ri­ka­tür­ler çiz­miş, günün si­ya­si ve top­lum­sal olay­la­rı­nı yan­sı­tan Am­ca­bey tip­le­me­siy­le çizim sa­na­tın­da yeni bir gö­rü­şü or­ta­ya koy­muş­tur. Onun dı­şın­da Dal­ka­vuk, Ak’la Kara, Dede ile Torun Yeni Zen­gin ve Sa­la­mon tip­le­ri­ni or­ta­ya koy­muş­tur. Ar­ka­daş isim­li bir de çocuk der­gi­si ya­yın­la­mış­tır.

 

Ço­cuk­luk yıl­la­rım­da on­la­rın ka­ri­ka­tür­le­ri­nin yer al­dı­ğı Mizah, Ak­ba­ba, Ka­ri­ka­tür der­gi­le­riy­le çi­zim­le­ri­ni yap­tı­ğı ga­ze­te­le­ri aile bi­rey­le­rim alır­dı. Bende o yaş­lar­da Ramiz Gökçe ile Cemal Nadir Güler’in çi­zim­le­ri­ni hay­ran­lık­la iz­ler­ken günün si­ya­sı ve savaş or­ta­mın­dan ha­ber­dar olur­dum.

 

O iki büyük us­ta­nın yanı sıra Necmi Rıza Ayça, Semih Bal­cı­oğ­lu, Ratip Tahir Burak, İsmail Biret, Orhan Ural, Ef­la­tun Nuri Erkoç, Ali Ulvi, Fer­ruh Doğan, Altan Er­bu­lak, Yal­çın Tü­ze­can, Yal­çın Çetni, Ton­guç Yaşar, Oğuz Aral, Mus­ta­fa Ere­mek­tan (Mıs­tık), Suat Yalaz, Zahir Güvem ve Hü­se­yin Mumcu iz­le­miş­tir. Bütün bu sa­nat­çı­lar ka­ri­ka­tür sa­na­tı­na yep­ye­ni bir görüş ve işlev ka­zan­dır­mış­lar­dır. O yıl­lar­da sü­rek­li al­dı­ğım Doğan Kar­deş der­gi­sin­de de Selma Emi­roğ­lu’nun ka­ri­ka­tür­le­ri­ni de be­ğe­ni ile iz­ler­dim.

 

II. Dünya Sa­va­şı­nın ya­şan­dı­ğı gün­ler­de, yu­ka­rı­da de­ğin­di­ğim yeni ka­ri­ka­tü­rist­ler or­ta­ya çık­mış ve çizim sa­na­tı­na yeni bir görüş ge­tir­miş­ler­dir. De­mok­ra­si­ye geçiş dö­ne­min­de 1946-1950 yıl­la­rın­da sa­nat­çı­la­rın çi­zim­le­rin­de si­ya­si ve top­lum­sal olay­la­rın ağır­lık ka­zan­dı­ğı gö­rül­mek­te­dir.

 

1952 yı­lın­dan sonra ka­ri­ka­tür al­büm­le­ri ya­yın­lan­ma­ya baş­la­mış­tır. Bu arada ka­ri­ka­tür tip­le­me­le­rin­de Tur­han Sel­çuk daha sonra Dev­let Ti­yat­ro­la­rın­da oy­na­nan Ab­dül­cam­baz tip­le­me­siy­le gün­lük çizgi ro­man­da ka­ri­ka­tü­rün et­ki­si­ni or­ta­ya koy­muş­tur.

 

Tur­han Sel­çuk’un Ay­de­de, Akis ve Ak­ba­ba der­gi­le­ri­nin ya­nı­sı­ra Mil­li­yet, Yön ga­ze­te­le­rin­de ka­ri­ka­tür­le­ri ya­yın­lan­mış­tır. Kar­de­şi İlhan Sel­çuk ile 41 Buçuk ve Dol­muş Der­gi­le­ri­ni ya­yın­la­mış­tır. Aziz Nesin Marko Paşa, Malum Paşa gibi der­gi­le­rin­de Sa­ba­hat­tin Ali başta olmak üzere bir­çok ya­za­rın bir araya ge­le­rek san­sü­re ve bas­kı­ya karşı sa­nat­kâr di­ren­ci gös­ter­me­le­ri tak­dir­le kar­şı­lan­mış­tır.

 

1970 yı­lın­dan sonra ka­ri­ka­tür ser­gi­le­ri­nin açıl­dı­ğı ve ka­ri­ka­tü­rist­le­rin al­büm­ler çı­kar­dı­ğı da gö­rül­müş­tür.

 

Bazı dev­let adam­la­rı ken­di­le­riy­le il­gi­li ka­ri­ka­tür­le­re hoş­gö­rüy­le yak­laş­mış­lar­dır. Darbe dö­nem­le­rin­de de mizah us­ta­la­rı­nın ka­ri­ka­tür­le­ri, hiciv ve skeç­le­ri ko­nu­sun­da da sa­nat­çı­la­rın sı­kın­tı­ya düş­me­yiş­le­ri dik­kat çe­ki­ci­dir. Ne­den­se gü­nü­müz­de sö­zü­nü et­ti­ği­miz us­ta­la­rı ve yeni sa­nat­çı­la­rı gö­re­me­yi­şi­mi­zin ne­den­le­ri üze­rin­de du­rul­ma­lı­dır. İnsan elde ol­ma­dan dü­şü­nü­yor, eski us­ta­la­rın ye­ri­ni neden ye­ni­le­ri al­mı­yor?



Bu yazı 4493 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI