Bin yıllık Türk milletinin soyundan geliyoruz... Boşnak, Pomak, Arnavut, Laz, Çerkes, Roman… Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Türk bayrağının altında yaşayan insanlarız.
Bizde her Türk genci askerlik görevini yapar, gazi olur, şehit olur. Ailesi “Vatan sağ olsun” der, yasını tutar.
Askerden dönen gençler yuva kurar, elektrik, su, doğal gaz faturası öder.
İşe girer, vergi öder… Alışveriş yapar, KDV öder.
Buraya kadar her şey normal.
Normal olmayan: Adamlar kendi ülkesindeki savaştan kaçıyor, yani vatanını bırakıp kaçıyor. Bizim ülkemize sığınıyorlar, avantadan hayata yatay geçiş yapıyorlar.
Yeme, içme bedava; elektrik, su bedava; gıda yardımı bedava... Her şeyi geçtim, bu insanlar Türk milleti ile aynı haklara sahip olarak yaşıyorlar.
Ben bu eşitliğe hayır diyorum! Eşitsizlik istiyorum!
Türkiye’den Avrupa’ya göçmen kaçakçılığı bir yıl boyunca serbest bırakılsın, sınırdaki görevliler bu şahıslar kaçarken görmezden gelsinler… Bence tek çare bu!
TERÖR ÖRGÜTÜ
"Terör örgütü silah bırakacakmış."
Görüşmeler yapılıyormuş. Kim görüşüyor? DEM Parti vekilleri adaya gidip geliyor, bazı şartlar öne sürülüyor.
Yani Türk Devleti'nin muhatabı DEM Parti vekilleri mi?
Peki neden muhatap CHP değil? Neden İYİ Parti değil?
Cevap: Çünkü DEM Parti ile terör örgütü aynı çatının altında iç içe yaşayan bir hainler topluluğu.Barış olacakmış, terör bitecekmiş… Çok merak ediyorum, kim hangi cesaretle şehit ailelerinin, gazilerin yüzüne bakacak?
DÖN DOLAN
Güzel ülkemizde son yıllarda; yediden yetmişe, fakirden zengine, cahilden profesöre kadar insanlar dolandırılıyor.
Yurtdışından yapılan çeşitli telefon aramaları: “Hesabınız ele geçirildi.”, “Hediye kazandınız.” diye arayıp, ne varsa üzerine çöken dolandırıcılar…
Size "Aylık %100 faiz vereceğim" diyen banka müdürleri; futbol ve sanat camiasında bomba etkisi yarattı.
Sonuç: O da patladı!
Dolandırılanlar farklı tiplerde olsa da ortak yönleri var:
Açgözlülük!
Milyon doları olan insanlar, hangi faizin peşinde koşar?
Nerede dolandırılan biri varsa, bilin ki açgözlülüğünün kurbanıdır.
HACCA GİTMEK
Hacca gitmeye engel olan en önemli madde, kişinin borçlu olmasıdır.
Borçlu insan hac görevini yerine getiremez.
Peki borcu olan bir ülke; kendi insanı geçim sıkıntısı çekerken, ülke kasası boş ve borç içindeyken başka ülkelere yardım etmesi doğru mudur?
Dinimiz bu duruma ne diyor?
Bilen varsa, bana da anlatsın.
KURTLA KUZU YE, ÇOBANLA AĞLA
Uyuşturucu satıcıları, silah kaçakçıları, sahte ilaç üretenler, Kaz Dağları’nda altın arayanlar, ihaleyle devleti soyanlar, vergisini ödemeyen müteahhitler…
Devletten alacağını dolarla tahsil eden bu insanlar; milyon dolarlar kazanmak için, yokluk içindeki insanların ölümüne sebep olmaktadır.
Bu kişiler doğrudan öldürmedikleri için katil sayılmazlar ama gerçek katiller bunlardır!
FİLİSTİN
Azerbaycan-Ermenistan savaşını incelediyseniz bilirsiniz: 1918 yılında başlamış.
Aylarca “Yaşasın Filistin, kahrolsun İsrail” diye bağırdık.
Kendi insanımız açken, Filistin’i desteklemek için İsrail’e tehditler savurduk.
Peki sizce Ermenistan-Azerbaycan savaşında Filistin kimin yanında yer aldı?
Cevap: Ermenistan.
Peki sizce İsrail kimin yanında yer aldı?
Cevap: Azerbaycan.
Kafam karıştı…
EŞEK VE KUYU
Günlerden bir gün, köylerden birinde bir çiftçinin eşeği kör bir kuyuya düşer.
Eşek saatlerce acı içinde bağırır. Sesini duyan sahibi gelir, zavallı eşeği kuyunun dibinde görür. Çiftçi, köylüleri yardıma çağırır.
Köylüler eşeği kurtarmanın imkânsız olduğuna karar verir.
Tek çare: Kuyuyu toprakla örtmektir.
Herkes kürekle kuyuya toprak atar.
Zavallı eşek, her seferinde üstüne gelen toprağı silker, ayaklarının altına alır.
Bir süre sonra yükselir ve kuyudan çıkar.
Köylüler hayretler içinde kalır.
Hayat da bazen üzerimize yük bindirir.
Toz toprakla örtüldüğümüzü hissederiz.
Ama başa çıkmanın yolu yakınmak değil; düşünmek, silkelenmek ve aydınlığa çıkmaktır.
Kör kuyuda olsak bile!
Saygılarımla.