Sevgili Okurlar, bildiğiniz üzere zaman zaman bu köşemde sizlerden gelen sorulara yanıt vermeye ve kavram kargaşası yaşanan hukuki konulara açıklık getirmeye çalışıyorum. Çevrenizden de gördüğünüz üzere evli çiftler boşanmak üzere sıraya girmiş durumdalar. Nikâh dairelerinden kıyılan nikâhtan daha fazla Aile Mahkemelerinde boşanma davası görülüyor. Boşanmalar çoğaldıkça boşanma ilişkin kavramlar da gündemi daha fazla meşgul ediyor. Bunların en başında da kuşkusuz “nafaka” geliyor. Ne var ki, nafaka konusunda kafalar oldukça karışık. Bu yazımızda dilimiz döndüğünce nafaka konusuna açıklık getirmeye çalışacağım.
Medeni Kanunumuzda 4 Çeşit Nafaka
Düzenlenmiştir.
Nafaka, kelime anlamı itibari ile geçimlik, geçinmek için gerekli olan iaşe şeklinde tanımlanabilir. Medeni Kanunumuzda dört çeşit nafaka düzenlenmiştir:
Tedbir Nafakası: Boşanma davası açılmadan önce veya açıldıktan sonra herhangi bir eşin veya ergin olmayan çocukların (18 yaşından küçük çocuklar) geçinmesini sağlamak üzere hükmedilen nafaka türüdür.
İştirak Nafakası: Boşanma davası neticesinde çocuğun velayeti kendisinde olmayan eş aleyhine çocuğun giderlerine katılmasını sağlamak üzere hükmedilen nafakadır.
Yoksulluk Nafakası: Evliliğin boşanma kararı ile bitmesi nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine, diğer eş aleyhine hükmedilen nafakadır.
Yardım Nafakası: Yardım nafakasının boşanma davası veya evlilik ile bir ilişkisi yoktur. Bir kimsenin, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoy ve üstsoyu ile kardeşlerine ödediği nafaka çeşididir.
Tedbir Nafakası
Medeni Kanun 169 ve 197 maddelerinde düzenlenen tedbir nafakası boşanma davası açılmadan önce veya açıldıktan sonra olmak üzere iki şekilde talep edilebilir:
Boşanma Davası Açılmadan Önce Tedbir Nafakası
Herhangi bir boşanma ya da ayrılık talebi olmadan eşlerden birisinin ayrı yaşamada haklı olduğunu ispatlaması koşulu ile diğer eşten talep ettiği nafaka türüdür. Talep eden eş haklı sebebe dayanarak ortak konutu terk etmiş olabileceği gibi, (eşin uyuşturucu bağımlısı olması, şiddet uygulanması, aldatma, diğer eşten habersiz evin bir bölümünü kiraya verilmesi vs.) diğer eşin haklı bir sebep olmadan birlikte yaşama iradesi göstermemesi (aile konutunun terk edilmesi vs.) ayrı yaşamayı nafaka talep eden eş açısından haklı kılar. Nafaka talep eden eş ayrı yaşamada haklı olduğunu her türlü delil ile ispat edebilir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Tedbir Nafakası
Boşanma davası açıldıktan sonra eş veya ergin olmayan çocukların geçinmesini sağlamak üzere tedbir nafakasına hükmedilebilir. Eşlerden biri boşanma ya da ayrılık davası açmakla taraflar ayrı yaşama hakkı elde ederler. Bunun yanında davaya bakan hakim, Medeni Kanun m.169 “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.” hükmü gereğince gerekli önlemleri kendiliğinden alır.
Boşanma davası ile talep edilen tedbir nafakasına hem eş hem de ergin olmayan çocuklar için hükmedilir. Tedbir nafakası geçici bir tedbir olduğundan tarafların kusuruna bakılmaz. Dava sürecinde tarafların maddi durumuna göre hakim hangi taraf lehine tedbir nafakasına hükmedeceğine karar verir.
Tedbir Nafakası Ne Kadar Süreyle
Bağlanır?
Boşanma davasından önce açılan tedbir nafakası davasında hakim yeni bir karar verene kadar tedbir nafakası devam eder. Nafaka bağlanmasına yönelik verilen karar, koşulların değişmesi durumunda ve eşlerden birinin açacağı uyarlama davası üzerine ancak hakim tarafından miktarı arttırılıp azaltılabilir ya da tedbir nafakası talep sebebi ortadan kalkmış ise tedbir nafakası tamamen kaldırılabilir.
Boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakası, boşanma davasında verilen karar kesinleşene kadar devam eder. Boşanma davası süresince şartların değişmesi durumunda taraflardan birinin talebi ile hakim nafaka miktarında değişiklik yapabilir. Boşanma davası kesinleştikten sonra tedbir nafakası ya tamamen kalkar ya da yoksulluk ve iştirak nafakası şeklinde devam eder.
Tedbir Nafakası Nasıl Hesaplanır?
Tedbir nafakasının miktarını hakim takdir edecektir. Ancak hakim bu takdir yetkisini kullanırken Medeni Kanunda belirtilen kriterleri dikkate almak zorundadır. Hakim eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına sağlayacak şekilde tedbir nafakasına hükmetmesi gerekir.
Tarafların iş hayatı, aldıkları ücret, sahip oldukları malvarlıkları, çocukların yaşı ve eğitim durumları, ortak konutun kirada olup olmaması, ortak konutu boşanma davası süresince kimin kullanacağı, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım gibi ihtiyaçları nafaka borçlusunun mali gücü oranında hakim belli miktarda nafakaya hükmeder.
Tedbir Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
Tedbir Nafakasının ödenmemesi durumunda cebri icra ile tahsili yoluna gidilebilir. Tedbir nafakası geçici tedbir olup ilam hükmünde olmadığından ödenmemesi İcra İflas Kanunu m.344’te nafakaya ilişkin mahkeme kararlarını yerine getirmeme halinde, nafaka borçlusu aleyhine hükmedilen disiplin hapsi cezası söz konusu değildir. Özetle, tedbir nafakasının ödenmemesi halinde alacaklı sadece alacağı tahsil etmek amacıyla nafaka borçlusu aleyhine icra takibi yapabilecektir. Cezai anlamda bir sorumluluk gerektirmeyecektir.
İştirak Nafakası
İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine, ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hakim tarafından hükmedilen nafaka türüdür. Bu nafaka türünde eşlerin kusur durumunun hiçbir önemi yoktur. Bu nafaka türündeki amaç ergin olmayan çocuğun yetiştirilmesi, sağlık barınma, eğitim vs. giderlerine velayet kendisine verilmeyen eşin mali gücü oranında katılmasını sağlamaktır. (TMK m.182/2) Mahkeme tarafından daha önce tedbir nafakası adı altında ödenmesine karar verilen nafakanın boşanma ya da ayrılık kararının kesinleşmesi ile birlikte iştirak nafakası şeklinde ödenmesine karar verilir.
İştirak Nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK m.12 göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. (TMK m.328/1) Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa eğitim hayatı sonuna kadar iştirak nafakası ödenmeye devam edilir. (TMK m.182/2)
İştirak Nafakası Nasıl Hesaplanır?
Çocuk için ödenecek nafaka miktarı; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana babanın mali durumları da gözetilmek suretiyle hakim tarafından MK m.4’teki hususlar da dikkate alınarak takdir edilir. (TMK m. 330) Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun varsa gelirleri de göz önünde bulundurulur. İlköğrenim çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile lise ya da üniversite çağındaki çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ya da mali durumu daha iyi olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı ile mali durumu daha kötü olan eşin yanında kalan çocuk için kararlaştırılacak nafaka miktarı aynı olmayacaktır.
İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?
İştirak Nafakası kural olarak çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi ya da TMK m.12 göre mahkeme kararı ile ergin kılınması sureti ile son bulur. (TMK m.328/1) Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitim hayatına devam ediyorsa eğitim hayatı sonuna kadar iştirak nafakası ödenmeye devam edilir. (TMK m.182/2)
İştirak Nafakası Ödenmezse Ne olur?
İştirak Nafakasının ödenmemesi durumunda cebri icra ile tahsili yoluna gidilebilir. Kanun koyucu nafakanın tahsilini kolaylaştırmak için bazı tedbirler ihdas etmiştir.
Nafaka alacakları İcra İflas Kanununa göre düzenlenecek sıra cetvelinde 1. sıra alacaklar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla nafaka borçlusunun menkul ya da gayrimenkul mallarının icra yolu ile satılması durumunda satış parasından nafaka alacağı öncelikle ödenir.
Nafaka alacaklarının tahsili için emekli maaşına haciz konulabilir.
Nafaka alacağının tahsili için nafaka borçlusunun maaşına haciz konulması durumunda aylık nafaka miktarının tamamı maaştan kesilir.
Nafaka borçlusunun maaşında önceden haciz olsa bile aylık nafaka miktarı önceki hacizlerden bağımsız olarak maaştan kesilir.
Nafaka borçlusu, aylık nafaka bedelini ödememesi durumunda nafaka alacaklısının şikayeti üzerine diğer şartların da mevcut olması durumunda İİK 344. maddesine göre 3 aya kadar tazyik hapsine mahkum edilecektir.
Yoksulluk Nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf (eş), diğer taraftan (eşten) daha fazla kusurlu olmamak kaydı ile yoksulluk nafakası talep edebilir. (TMK m.175/1)
Yoksulluk nafakası talep edebilmenin ilk şartı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmüş olmaktır. Yargıtay, Yoksulluk kavramını her somut olaya göre farklı değerlendirmiştir. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşmiş içtihatlarında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul olarak kabul edilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.
Yoksulluk nafakasına hakim re’sen karar veremez. Nafaka alacaklısının mutlaka talep etmesi gerekir. Nihai karar verilene kadar talep edilebilir.
Yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilir. Ancak, Nafaka alacaklısının evlenmesi, Taraflardan birinin ölümü durumunda kendiliğinden; yoksulluğun ortadan kalkması, nafaka alacaklısının evlenme olmadan fiilen evliymiş gibi başka birisi ile birlikte yaşama ve haysiyetsiz hayat sürme durumunda mahkeme kararı ile kaldırılabilir. (TMK m.176/2)
Yoksulluk nafakası boşanma davasında talep edilebildiği gibi evliliğin boşanma ile sona erdiren mahkeme kararının kesinleşmesinden sonraki bir yıl içinde de açılabilir. Yoksulluk nafakası alabilmek için evliliğin bir gün ya da bir saat bile sürmüş olması yeterlidir.
Yardım Nafakası
Yardım nafakası, yoksulluğa düşecek alt soy, üst soy ve kardeşlere talep halinde dava tarihinden itibaren bağlanan nafaka türüdür. (TMK m.364)
Yargıtay HGK içtihatlarında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yardım Nafakası mirastaki sıra takip edilerek talep edilebilir. Nafaka alacaklısının Alt Soydan nafaka talep etme hakkı var iken kardeşlerine bu talep ile başvuramaz.
Nafaka Alacaklarında Zamanaşımı Nedir?
Mahkeme ilamları ile ilam hükmündeki diğer kararlar son işlem tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yani bu ilam dayanak alınarak işlem yapılamaz. (İİK m.39/1 BK m. 146)
Nafakaya ilişkin ilamlar bu kuralın istisnasıdır. Yani, nafaka alacağına dair bir mahkeme kararı üzerinden 10 yıl geçse dahi, o mahkeme kararı geçerlidir. Ancak biriken nafaka alacakları üzerinden 10 yıl geçmekle ilam zamanaşımına uğramasa bile biriken nafaka alacakları zamanaşımına uğrar. Mesela 10.10.2006 tarihinde hükmedilen iştirak ya da yoksulluk nafakasını 10.10.2017 tarihinde tahsili için icraya koyduğumuzda 10.10.2007 tarihinden önceki nafakalar zamanaşımına uğramış olur. Ancak ilamın üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen ilam geçerliliğini korur.